25 Eyl

Türk Hukukunda İnşaat Sektörünü İlgilendiren Kusursuz Sorumluluk Halleri

HUKUK, YÖNETMELİK

TÜRK HUKUKUNDA İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ İLGİLENDİREN KUSURSUZ SORUMLULUK HALLERİ

Türk tazminat hukukunda esas, KUSURLU OLANIN zararı tazmin etmesi prensibidir. Buna göre, haksız bir fiille üçüncü bir kişiye zarar vermiş olan kimse, bu zararın giderilmesi için zarar görene belirli bir miktar tazminat bedeli ödemek zorundadır.
Yukarıda belirttiğimiz husus, hukuk sistemlerinin genel olarak kabul ettiği kusur sorumluluğu ilkesinin bir açıklamasından ibarettir. Fakat bazı SAYILI durumlarda, kusur sorumluluğu yerine KUSURSUZ HALLERDE DAHİ SORUMLULUK ilkesi kabul edilmiştir. Buradan çıkarılması gereken anlam şudur: Kanun, her ne kadar ancak “kusurlu” olanın sırtına bir tazminat sorumluluğu yüklemişse de bazı istisnai durumlarda “kusursuz” olan da meydana gelmiş zararın giderilmesi bakımından sorumlu olabilmektedir. Fakat önemle altını çizmemiz gerekir ki kusursuz olunmasına rağmen meydana gelmiş olan zarardan sorumlu olunduğu haller, kanunda SINIRLI SAYI ilkesine tabi olarak sınırlanmıştır. Yani ancak istisnai hallerde kusursuz sorumluluk halleri gündeme gelir, yoksa kanunda sayılı olanların dışında bir durumda kusursuz sorumluluğun gündeme gelmesine olanak yoktur.
Kanunda sayılmış kusursuz sorumluluk halleri, kısaca ifade etmek gerekirse, “adam çalıştıranın sorumluluğu”, “hakkaniyet sorumluluğu”, “taşınmaz malikinin sorumluluğu”, “yapı malikinin sorumluluğu”, “yardımcı kişinin sorumluluğu”, “işletenin sorumluluğu”, “ev başkanının sorumluluğu” olarak sayılabilir. Yazımızın konusunu, YAPI MALİKİNİN SORUMLULUĞU oluşturmaktadır, çünkü bu sorumluluk türü inşaat hukukunda sıkça rastlayabildiğimiz bir sorumluluk türüdür.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

İnşaat Hukukunda Yapı Malikinin Sorumluluğu
Yukarıda kısaca sözünü ettiğimiz gibi, Türk hukukundaki asıl prensip “kusurlu olanın/haksız fiil failinin zarar verici fiilinden sorumlu olması” ilkesidir. Fakat bazı durumlarda kanun koyucu, genel olarak hakkaniyeti tesis etmek maksadıyla, kusursuz da olsa bazı kimseleri meydana gelen zarardan sorumlu tutmuştur.
Bunlardan biri de yapı malikinin sahip olduğu kusursuz sorumluluktur. Buna göre, bir YAPININ (inşaatın, apartmanın, yahut da olağan bir binanın) maliki olan kimse, bu yapı yüzünden üçüncü kişilere gelmiş olan zararlardan, kusursuz da olsa sorumlu tutulmuştur.
Örneğin: İnşaat halindeki bir binanın tepesinden düşen bir kiremit, aşağıda seyretmekte olan bir otomobilin üzerine düşer ve otomobilde bir zarar meydana getirirse, zarara uğrayan otomobil sürücüsü, bu zararının tazmin edilmesini inşa edilmekte olan yapının maliki olan MÜTEAHHİTTEN isteyebilir. Müteahhit, kendisinden bu zararın tazmin edilmesi istendiğinde, binayı tüm dikkat ve özen yükümlülüğü kurallarına uygun olarak inşa ettiğini ve oluşan zarar nedeniyle kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini belirtmek suretiyle bir savunmada bulunamaz. Çünkü yapı malikinin sorumluluğu, yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi bir kusursuz sorumluluk halidir. O nedenle, bir inşaatın sahibi olan kimseler, yahut da bir binanın maliki olanlar, binanın bakımının son derece taze ve sağlam olduğunu sıklıkla kontrol etmelidirler. Zira herhangi bir sebeple bina nedeniyle üçüncü kişilere gelecek zararlar bakımından, hiçbir kurtuluş yolları olmaksızın sorumlu olurlar.

Vekalet Sözleşmesi … 25/09/2019 Yapı Sınıf Maliyetleri 2019 25/09/2019