25 Eyl

Türk Hukukunda Borcun Üstlenilmesi Ya Da Borcun Devri

HUKUK, YÖNETMELİK

TÜRK HUKUKUNDA BORCUN ÜSTLENİLMESİ YA DA BORCUN DEVRİ

Türk hukukunda borcun üstlenilmesine ya da diğer bir tabirle borcun devredilmesine ilişkin hükümler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 195. Maddesinde ve devamında düzenlenmiştir. Konuyla ilgili açıklamalarımızın tümü, bu maddelere dayalı olarak, sözünü ettiğimiz maddeleri yorumlamaktan ibaret olacaktır. Bu nedenle, tıpkı alacak hakkının devrini anlattığımız yazımızda olduğu gibi borcun devrinde de kanun hükümlerine dayalı olarak hareket edeceğiz.
Borcun üstlenilmesi iki şekilde olur: Borcun iç üstlenilmesi ve borcun dış üstlenilmesi. Kanunda, bu iki üstlenme şekli ayrı ayrı düzenlenmiş olup, hüküm ve sonuçları da farklı farklı hükme bağlanmıştır. Buna göre borcun üstlenilmesi aşağıdaki gibi bir ayrıma tabi tutularak incelenir:
1) Borcun İç Üstlenilmesi
Bu üstlenme türünde, mevcut bir borç ilişkisinin BORÇLUSU ile, bu borcu üstlenmeye karar vermiş üçüncü bir kişi arasında bir İÇ ÜSTLENME SÖZLEŞMESİ kurulur. Bu sözleşmenin yazılı olması konusunda bir zorunluluk yoktur. Yani kanun koyucu bu alana bir şekil serbestisi tanımıştır. Borcu üstlenen kişi, borçlunun borcunu ödemekle sorumlu hale gelir. Fakat borcun üstlenilmesi müessesesi, sadece borçlu ile üstlenen arasında kurulacak bir sözleşme ile nihayete ermez. Alacaklının konuyla ilgili rızasının alınması gerekir. Alacaklı, borcun iç üstlenilmesi sözleşmesine rıza göstermedikçe, borcun devri işlemi hukuki anlamda hüküm ve sonuç doğurmaz.
Ayrıca borcun devri, KARŞILIKSIZ olarak yapılıyorsa, yani borcu üstlenen kişi bu üstlenmenin karşılığında hiçbir şey beklemiyor ve tamamen karşılıksız olarak böyle bir yükümün altına giriyorsa, bu işlem mahiyeti itibariyle bir BAĞIŞLAMA sözleşmesi sayılır. Bağışlama sözleşmeleri ise, kural olarak YAZILI olarak kurulmak zorundadır. Yani, iç üstlenme sözleşmesi karşılıksız olarak kuruluyorsa, yazılı olarak kurulmak zorundadır.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

2) Borcun Dış Üstlenilmesi
Borcun dış üstlenilmesi sözleşmesi, iç üstlenme sözleşmesinin aksine, mevcut borç ilişkisindeki ALACAKLI ile borcu üstlenecek kişi arasında yapılır. Bu sözleşmenin geçerli olması için borçlunun rızası aranmaz. Bu sözleşmenin sonucunda, borcu üstlenen üçüncü kişi, borçlunun ödemekle mükellef olduğu tüm borçları ödemek sorumluluğu altına girer. Böylelikle mevcut borçlu borcundan kurtulmuş olur ve artık “borçlu” sıfatı ile birlikte anılmaz.
Önemle belirtmemiz gerekir ki borcu üstlenen kimse, önceki borçlunun sahip olduğu tüm savunma haklarına da sahip olur. Savunma hakkı kavramından kastedilen, eski borçlunun mahkeme önünde ileri sürebileceği (varsa ) savunma vasıtalarının, yeni borçlu için de geçerli olduğudur. Örneğin: Borcunu devreden borçlu, gerçekte borcunu ödemiş olduğunu öne sürerek, artık borçlu olmadığını savunuyorsa, borcu devralan kişi de aynı savunmayı sürdürebilir.

Türk Hukukunda Alaca… 25/09/2019 Türk Borçlar Hukuku… 25/09/2019