25 Eyl

Türk Borçlar Hukukunda Sözleşmelerin Hukuka Aykırılık Türleri

HUKUK, YÖNETMELİK

TÜRK BORÇLAR HUKUKUNDA SÖZLEŞMELERİN HUKUKA AYKIRILIK TÜRLERİ

Türk hukuk sisteminde, sözleşmelerin belirli şart ve koşullar altına geçersiz olduğundan söz edilir. Bunlar, YOKLUK, BUTLAN, NOKSANLIK halleri olarak sıralanabilir. Hangi geçersizlik halinin hangi durumlarda söz konusu olacağı, hukukun temel uğraş alanlarından birini oluşturmaktadır.
Yukarıda saydığımız geçersizlik türlerinin hepsi, somut gerçeklik bakımından ciddi anlamda farklı hukuki hüküm ve sonuçlar doğurmakta olup, aralarında, tabiri caizse kimyasal anlamda farklar bulundurmaktadırlar. Bir diğer tabirle, yukarıdaki geçersizlik hallerinden her biri için uygulanması gereken hukuki hükümler farklıdır.
Bu farklardan en önemlisi şudur ki örneğin: YOKLUK hali ile hukuka aykırı olan bir sözleşmenin bir daha geçerli bir hüküm ve sonuç doğurması mümkün değil iken, noksanlık yaptırımına tabi tutulmuş ve bu suretle hukuka aykırı olduğu kabul edilen bir sözleşme, noksanlığı oluşturan unsurun eksikliği giderilirse pekâlâ yeniden yürürlüğe sokularak hukuka uygun hale getirilebilir. Aşağıda, kısaca bu geçersizlik hallerini inceleme konusu yapacağız.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

1) YOKLUK: Yokluk, bir hukuki işlemin hiçbir zaman kurulmamış olduğunun, hukuk aleminde hiçbir şekil ve koşulda var olmadığının kabul edilmesidir. Bu türden bir kabul, bir hukuki işlem için son derece ağır bir yaptırım olduğu için, hangi hallerde yokluk yaptırımının söz konusu olacağı, kanunda sınırlı olarak belirtilmiş durumdadır. Kural olarak, bir hukuki işlemin kurucu unsuru yoksa, işlem YOKTUR. Bir hukuki işlemin kurucu unsuru demek, İRADE AÇIKLAMASI demektir. Taraflardan birinin, hukuki işlemin kurulması yönünde bir irade açıklaması bulunmuyorsa, o işlem YOKLUK ile sakattır. Örneğin: Bir kimse fiziki olarak kuvvet kullanılmak suretiyle (dövülerek) bir sözleşmeye imza attırılmışsa, o sözleşme geçersiz değil, YOKTUR.
2) BUTLAN: Butlan, bir hukuki işlemin varlığının kabul edilmesi ve fakat geçerli olarak görülmemesi demektir. Yani, aslında ortada bir hukuki işlem vardır. Fakat o hukuki işlem, varmak istediği sonuca ulaşamamaktadır, zira geçerli değildir. Bir hukuki işlem, şu hallerde butlan sayılır: a) Taraflardan birinin işlemi yapmak için ehliyetinin bulunmaması b) Taraflardan birinin iradesi sakat ise (hata, hile ya da korkutma yüzünden) c) Taraflar arasında muvazaa (ortada bir işlem olmamasına rağmen var gibi göstermek) d) İşlem hukuk kurallarına aykırı bir konuya ilişkin ise.
3) NOKSANLIK: Bu, küçük (18 yaşını doldurmamış herkes “küçük” sıfatıyla anılır) ya da kısıtlı olan kimselerin (bir kimse, çeşitli sebeplerle, örneğin akıl zayıflığı sebebi ile) sulh hukuk mahkemesinin kararı ile kısıtlılık altına alınabilir) yaptığı hukuki işlemler için, yasal temsilcilerinin (veli ya da vasilerinin) onayına ihtiyaç duydukları zaman söz konusu olan yaptırım şeklidir. Örneğin: 17 yaşında bir küçük, yasal temsilcilerinin rızası ve onayı bulunmadıkça, hiçbir şekilde kendisini borç altına sokacak bir hukuki işleme taraf olamaz. Eğer bir küçük, kendisini borç altına sokan bir işleme tek başına giriştiyse, o işlem, yasal temsilci onayı gelene kadar ASKIDADIR. Fakat bu tek taraflı bir geçersizliktir. Yani “askıda” olmak ifadesi yalnızca küçük için geçerlidir. Zira kanun koyucu burada küçüğü korumak için önlem almıştır. Yoksa, küçüğün işlem yaptığı ergin kişinin korunması amacı söz konusu değildir. Bu sebeple, bu tür işlemlerin noksanlığı/askıda oluşu, yalnızca küçük için söz konusu olur. Karşı taraftaki ergin kişi için işlem, pekâlâ geçerliliğini korur. Yasal temsilci rıza göstermese, işlem her iki taraf için de geçersiz hale gelecektir.

Türk Hukukunda Borcu… 25/09/2019 İnşaat Hukukunda Ge… 25/09/2019