Tellaliye sözleşmesi, bir tür aracılık sözleşmesidir. Bu sözleşmeye ve tellaliye terimine, daha çok emlak hukukunda rastlamak mümkün olmakla birlikte, sıklıkla taşınmaz satışları için kullanılmaktadır. Bilindiği gibi taşınmaz alım satımları ve buna ilişkin ferağ ve sair işlemlerinin yapılması, içerisinde genellikle emlakçıyı da barındıran işlemlerdir. Emlakçı; taşınmazların (daire, işyeri, arsa, arazi, devre mülk vs.) satışı ya da başka şekillerle devri için gerekli iletişimi kurar, gerekli ortak zemini hazırlar ve netice itibariyle ferağ ya da satış gerçekleşir. Emlakçı, gerçekleştirdiği bu satıştan, kararlaştırıldığı oranda bir komisyon ya da ücret alır.

Tellaliye sözleşmesi dediğimiz sözleşme, işte tam bu noktada devreye girmektedir. Şöyle ki tellaliye sözleşmesinin tarafı olan emlakçı; taşınmazların satışı, kiralanması, devredilmesi, üzerinde bir inşaat yapılması için kat karşılığı inşaat sözleşmesi kurulması, kısmen devredilmesi, şartlı bağışa konu yapılması gibi işlemler için, iş sahibi sıfatlı kişiye aracılık eder. İş sahibi, taşınmazını yukarıda saydığımız işlemlerden birine konu etmek isteyen maliktir. İş sahibinin mutlaka malik olmasına gerek yok ise de yukarıda sayılı işlemlere konu edilecek taşınmaz bakımından, o işlemlerin yapılması için yetkili olması şarttır. Emlakçı, tellaliye sözleşmesinin kurulması ile şöyle bir borç altına girer: iş sahibinin aradığı türden bir kimseyi bulmak ve istenen işlemlerin yapılması için gerekenleri hazırlamak, gerekli hukuki zemini yaratmak ve gerekli sözleşmenin akdedilmesinde lüzumlu olan evrakları temin etmek. Bunun karşılığında iş sahibi, ya emlakçıya belirli bir para ödemesinde bulunur yahut da komisyon verir. Konuyla ilgili detaylar, taraflar arasında akdedilecek tellaliye sözleşmesinde belirtilmelidir.

Türk Borçlar Kanunu’na göre, tellaliye sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması gerekmektedir. Tarafların karşılıklı imzaladığı sözleşme ancak bu şekilde geçerlilik kazanacaktır.  Ayrıca tellaliye sözleşmesi belirli bir süre içinde oluşturulabilmektedir. Tarih belirtilmeyen aracılık sözleşmesinde bir tarafın diğer tarafı sürekli olarak kendine bağlı tutması gibi bir sonuç çıkabileceğinden sözleşmede ayrıca aranan bir diğer unsur da tarih ve sözleşmenin süresidir.

Sözleşmenin içeriğinde bulunması gereken hususların ne olduğu, belirli bir sınırlamaya tabi değildir. Buna taraflarca karar verilir. Fakat bir sözleşmenin tellaliye sözleşmesi sayılabilmesi için aracılık hizmetinin ne olduğu, bedelin nasıl ödeneceği, emlakçıya düşen yükümlülüklerin ayrıntılarıyla yazılması gibi hususların ihmal edilmemesi gerekmektedir. Belirtelim ki hiçbir sözleşme, kendisini borç altına sokan tarafın imzası olmaksızın geçerli sayılmayacaktır; bu sebeple, tellaliye sözleşmesinde her iki tarafın da imzasının bulunması şarttır. Zira bu sözleşmede hem emlakçı hem de iş sahibi borç altına girmektedir.