08 Eyl

Taşınmaz Satışlarında İradenin Sakatlanması Halleri

HUKUK, YÖNETMELİK

TAŞINMAZ SATIŞLARINDA İRADENİN SAKATLANMASI HALLERİ

Türk hukukunda, bir hukuki işlemin sağlıklı olarak kurulması ve hukuk aleminde varlık gösterebilmesi için, sözleşmeyi ya da hukuki işlemi kuran tarafların İRADE BEYANLARININ SAĞLAM olması, yani herhangi bir irade sakatlamasına maruz kalmamaları gerekir. Eğer, hukuki işlemin taraflarından birinin, söz konusu hukuki işlemi yaparken iradesi sakatlanmışsa, bu durumda artık işlemin iptal edilebilirliğinden söz edilmeye başlanır.
İrade beyanlarının sakatlanma halleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 30 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, günlük yaşantıda sıkça rastlaşılabilir türden hukuka aykırılıklardır. Taşınmaz satışları da netice itibariyle bir hukuki işlem olduğundan, kanunun bu konuda koymuş olduğu kurallar, hukukun her dalını bağladığı gibi, taşınmaz satışı ile ilgili kuralları ve işlemleri de bağlar.
İradeyi Sakatlayan Sebepler
1) Yanılma: Türk borçlar hukukunda, hukuki işlem yapacak olan tarafların iradelerinin sağlam olması esastır. İradelerinde herhangi bir şekilde sakatlık varsa, artık ilgili hukuki işlem BUTLAN yaptırımına tabi tutulur. Butlan, bir hukuki işlemin kesin hükümsüz sayılması demektir. İradeyi sakatlayan ilk sebep, kanunumuzda “yanılma” başlığı altında, eski tabirle “hata” adıyla düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK md. 31 uyarınca, şu yanılmalar “esaslı yanılma” sayılır ve işlemin iptal edilebilmesini sağlar: Özellikle aşağıda sayılan yanılma halleri esaslıdır:
1. Yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa.
2. Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa.
3. Yanılan, sözleşme yapma iradesini, gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa.
4. Yanılan, sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa.
5. Yanılan, gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa.
Basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir.
Yanılmasında kusurlu olan taraf da sözleşmeyi iptal edebilir. Fakat, sözleşmenin iptal edilmesinden dolayı karşı taraf bir zarara uğramışsa, bu zararı tazmin eder. Buna, hukukta “menfi zarar” adını veriyoruz.
Yanılan, her ne sebeple olursa olsun, yanılmasını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde sözleşmenin iptalini istemezse, sözleşmeyi onayarak hukuka uygun hale getirmiş olur.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

2) Aldatma (Hile): Bir hukuki işlemi yapmak konusunda, karşı tarafın hilesi ile kandırılan kişi, aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde sözleşmeyi iptal edebilir.
3) Korkutma (İkrah): Bir hukuki işlemi yapmak konusunda, işlemin karşı tarafınca ya da bir başkası tarafından korkutulan, tehdit edilen kişi, korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl içerisinde sözleşmenin iptalini dava edebilir.
Yukarıdaki sebeplerden biri, taşınmaz satışı için gereken hukuki işlem olan taşınmaz satış sözleşmesi bakımından söz konusu olmuşsa, bu sözleşmenin ve keza tapunun iptali, yukarıdaki irade sakatlayıcı sebeplerin birinin varlığı KANITLANIRSA istenebilir. İradesi sakatlanan, bu durumu yazılı delil ile ispat etmek zorunda değildir. Tanık delili ile de ispat edebilir.

İpotekli Borç Sened… 08/09/2019 İrtifak Hakları Ned… 08/09/2019