Tapu Siciline Şerh Vermek Nedir?

22 Eyl

Tapu Siciline Şerh Vermek Nedir?

HUKUK, YÖNETMELİK

TAPU SİCİLİNE ŞERH VERMEK NEDİR? HANGİ HAKLAR TAPUYA ŞERH VERİLEBİLİR?

“Tapu siciline şerh vermek” mefhumunun tam olarak anlaşılabilmesi için, Türk hukukundaki hakların yayılışına ve hakların genel anlamda nasıl niteliklere sahip olduğuna dikkat etmek ve bunları açıklamak gerekir. Zira “şerh” ifadesi haklarla yakından ilgili olan bir kavram olup, doğrudan doğruya hakların kimlere karşı ileri sürülebileceğini, niteliklerini ve hatta amiyane bir tabirle “kimyalarını” değiştirmektedir.
Türk hukukunda haklar, “mutlak haklar” ve “nisbi haklar” olmak üzere ikiye ayrılırlar. Buna göre, aslında mutlak hak – nisbi hak ayrımını, herkese karşı ileri sürülebilen haklar ve yalnızca belirli kimselere karşı ileri sürülebilecek haklar şeklinde anlamak da doğru sayılabilir. Zira mutlak hak kavramından maksat, bu tür bir hakka sahip olan kimsenin, bu hakkını HERKESE karşı ileri sürebilir olduğudur. Bunun ne anlama geldiğini şu şekilde izah etmek mümkün olabilir: Örneğin: Bir taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olan kişinin, söz konusu mülkiyete konu taşınmaza gelebilecek her türlü saldırıyı defetme (yargısal yola başvurma) hakkına sahip olması, mülkiyet hakkının bir mutlak hak olmasından ileri gelen bir haktır. Fakat aynı şeyi bir nisbi hak için söylemek mümkün değildir.
Hatırlatacak olursak; nisbi hak, herkese karşı ileri sürülemese de, yalnızca belirli kimselere karşı ileri sürülebilen, KİŞİSEL bir haktır. Nisbi hak doğuran hukuki işleme örnek olarak, olağan bir sözleşmeyi emsal verebiliriz. Bir sözleşme, en az iki taraflı kurulur ve bu sözleşmenin tarafları, sözleşme gereğince birbirlerine karşı birtakım yükümlülükler altına girerler. Keza sözleşme yalnızca bir yükümlülük doğurmaz; bunun yanı sıra taraflar lehine haklar da doğurur. Nisbi hak kavramının özü, tam olarak şuradadır: Sözleşme gereğince “alacaklı” sıfatıyla donatılmış kişi, sözleşmenin doğurduğu edim yükümlülüğünün yerine getirilmesini, sözleşmenin diğer tarafından başka kimselerden de isteyebilir mi? Bu soruya verilecek yanıt, elbette “hayır”dır. Zira bir sözleşme, ancak ve ancak tarafları açısından bağlayıcı sonuçlar doğurur. İşte buna, nisbi hak denir. Nisbi hak, yalnızca belirli kişilere karşı ileri sürülebilen kişisel haklardır.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Şerh, Nisbi Haklar İçin Kurulur ve “Etkisi Güçlendirilmiş Nisbi Hak” Yaratır
Başlıktan da rahatlıkla anlaşılacağı üzere, şerhler ancak TAPU KÜTÜĞÜNE yapılır ve bunun yanı sıra, ancak ve ancak nisbi haklar için yapılabilir. Zira mutlak haklar zaten kendi kendine yetecek kadar güçlü ve dokunulmaz haklar olduğundan, şerhin sağlayacağı korumaya ihtiyaç duymaz.
Şerh, nisbi hakların etkisini güçlendirir. Bu ne demektir? Bilindiği gibi bir sözleşme kurulduktan sonra, sözleşmenin taraflarında bir değişim meydana gelebilir. Örneğin: Bir taşınmaz satış vaadi işlemini düşününüz. Bu işlem, taşınmaz malikine, vaat alacaklısına söz konusu taşınmazı belirli bir bedel karşılığında satma borcu yükler.
Fakat örneğin: Taşınmaz henüz vaat alacaklısına satılmamışken, taşınmaz malikinin taşınmazını bir başkasına sattığını düşününüz. Artık ortada “yeni bir malik” vardır. Peki, bu malik, daha önceki malikin yapmış olduğu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile bağlı olacak mıdır? Yani, yeni malik de tıpkı eski malik gibi, vaat alacaklısına karşı taşınmazı satmak borcu altına girecek midir? Cevap şudur: Eğer, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi TAPUYA ŞERH VERİLİP etkisi güçlendirilmiş bir nisbi hak doğurur hale getirilmişse, yeni malik de taşınmaz satış vaadi ile bağlı olacaktır. Fakat taşınmaz satış vaadi tapuya şerh verilmemişse, yeni malik hiçbir biçimde eski malikin yapmış olduğu bu taşınmaz satış vaadi ile bağlı olmaz. Çünkü şerh verilmemiş bir nisbi hak, ancak ve ancak sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülebilir. Yani, bizim örneğimizde ancak eski malike karşı ileri sürülebilir. Eski malik, artık taşınmazı bir başkasına satmış olduğuna göre, vaat alacaklısı artık eski malike karşı vaadini yerine getirmesini istese bile bu mümkün olmayacağından, hayal kırıklığına uğrayacaktır.
Yukarıdaki gibi bir neticenin yaşanmaması için, nisbi hakların mutlaka tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Sonuç olarak şerh, etkisi güçlendirilmiş bir nisbi hak doğurur. Yani, taşınmaz üzerinde daha sonradan mülkiyet hakkı kazanan üçüncü kişilere karşı, sahip olunan hakkın halen geçerli olmasını sağlar.
Yukarıda yazılı hususları şöyle bir örnekle süsleyelim: Ahmet, Eda’nın sahibi olduğu taşınmaz üzerindeki İŞTİRA (ALIM) hakkını şerh vermemiştir. Alım hakkı, Eda’nın sahibi olduğu taşınmazın, talep edildiği takdirde Ahmet tarafından belirli bir bedel ile satın alınması hakkıdır. Ahmet, alım hakkını tapuya şerh vermemişse, bu hakkını yalnızca Eda’ya karşı ileri sürebilir. Yani Eda bu taşınmazı bir başkasına sattığı takdirde, yeni malike karşı Ahmet’in ileri sürebileceği bir alım hakkı kalmaz. Şerh konmuş olsaydı, Ahmet bunu taşınmazın ileride maliki olacak herkese karşı ileri sürebilme hakkı olacaktı. Hatırlatalım ki şerh ancak TAPU SİCİLİNE TESCİL ile hüküm ve sonuç doğurur.

Tapu Sicili Ve Tapu K… 22/09/2019 Tapuda “0,00” Tl … 22/09/2019