17 Eyl

Şantiye Şefliği Yönetmeliğinin Yorumlanması

YÖNETMELİK

ŞANTİYE ŞEFLİĞİ YÖNETMELİĞİNİN YORUMLANMASI

Şantiye şefliği işi, “şantiye şefliği sözleşmesi” olarak adlandırılan bir sözleşme ile kurulur. Adı her ne kadar gündelik yaşantıda sıklıkla bu duyuluyor olsa da hukuki anlamda “şantiye şefliği sözleşmesi” adıyla bir sözleşme, kanunda düzenlenmemiştir. Hukuki anlamda “isimli sözleşme”, sözleşmenin tüm hükümleri ve hukuksal sonuçları, şartları ile birlikte herhangi bir kanunda yer alması demektir. Şantiye şefliği sözleşmesi, günlük yaşantıda bu adla biliniyor olsa da, hukuki bir jargonla ifade edilecek olursa, bir İŞ SÖZLEŞMESİ ya da diğer tabirle, bir hizmet sözleşmesidir. Bunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun, genel hizmet sözleşmesi ile ilgili olan hükümlerinden ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun “iş sözleşmesi” ile ilgili olarak ihdas ettiği hükümlerden anlamak pekâlâ mümkündür. Zira bir hukuki ilişkinin iş sözleşmesi ya da hizmet sözleşmesi kapsamında değerlendirilebilmesi için, şu üç unsurun var olması aranır:
a- Bağımlılık Unsuru: Bu unsur, işverenin işçisine emir ve talimat verebildiği, aralarında bir tür hiyerarşik bağın bulunduğu hallerde söz konusu olur. Bu bağ, hizmet sözleşmesinin temel sacayağını oluşturur. İşçi, işverenine hesap vermek zorunda olup; bir EDİM FİİLİ borçlanır. Yoksa eser sözleşmesinde olduğu gibi bir EDİM SONUCU borçlanmaz. Yani işçinin tek işi bir “fiil” icra etmektir. Yoksa o “fiilin sonucunu” garanti etmiş olmaz; bu eser sözleşmesinde söz konusu olur.
b- Ücret Unsuru: İşçi, ifa ettiği “edim fiili” için belirli bir ücret almalıdır. Eğer işinin karşılığında bir ücret almıyorsa, bu sözleşmeye “iş sözleşmesi” ya da aynı anlama gelen “hizmet sözleşmesi” denemez.
c- Anlaşma Unsuru: Taraflar, aralarında akdettikleri sözleşmenin bir hizmet sözleşmesi olduğu konusunda bilgi sahibi olmasalar dahi, hizmet sözleşmesinin bünyesinde barındırdığı üç unsuru kapsayacak şekilde bir uzlaşıya varmışlarsa, aralarında bir hizmet akdi kurulmuş olur.
Yukarıdaki üç unsur, her şekilde şantiye şefliği sözleşmesinde de kendini gösterdiğinden, şantiye şefliği sözleşmesi için HİZMET SÖZLEŞMESİ denebilir. Bu sözleşmenin bir hizmet sözleşmesi sayılması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393. Maddesi ve devamındaki hükümlerin uygulanacağı sonucunu doğurur.
Bu arada, yönetmelikteki “şantiye şefi” tanımlaması da yukarıdaki açıklamalarımızı tamamlayıcı bir nitelik arz eder. Buna göre, “Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel…” şantiye şefi olarak adlandırılır.
Yönetmeliğe göre şantiye şefinin görevleri bellidir; fakat taraflar, aralarında BAŞKA YÜKÜMLÜLÜKLER DE KARARLAŞTIRABİLİR. Yönetmeliğe göre, şantiye şefinin görevleri temel olarak şunlardır: Şantiye şefi, yapı müteahhidi adına, yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumludur. Şantiye şefi, inşaat, tesisat ve yıkım işlerinde ilgili teknik düzenlemelere uygun malzeme ve işin niteliğine uygun makina ve ekipman kullanılmasını sağlar. Şantiye şefi, yapının fenni mesullerin/denetçi elemanların talimatlarına uygun olarak inşa ettirilmesinde, görev aldığı şantiye ile alakalı her türlü defter, tutanak ve benzeri belgelerin muhafazasında, düzenlenmesinde ve imzalanmasında ilgili imar ve denetim mevzuatının gerektirdiği sorumluluklarını yerine getirir. Şantiye şefi, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgeli usta çalıştırmak ve belgelerinin bir örneğini şantiye dosyasında bulundurmak zorundadır.
Aşağıda sunduğumuz yönetmeliği, yukarıda yaptığımız açıklamaların ışığında okuyarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

 

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Şantiye Şefliği Sözleşmesi… 17/09/2019 şantiyede patlatma işleri Şantiyede Patlama İ… 17/09/2019