17 Eyl

Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-İ Şüyû) Nedir, Neden Açılır?

HUKUK, YÖNETMELİK

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI (İZALE-İ ŞÜYÛ) NEDİR, NEDEN AÇILIR?

İzale-i şüyû davasının ya da diğer adıyla “ortaklığın giderilmesi” davasının odaklandığı nokta, ORTAK MÜLKİYET mefhumudur. Ortak mülkiyet, bir mal varlığı değeri üzerinde birden fazla kişinin malik olması durumudur. Birden fazla kişi, mala ya “tamamen” ya da “kısmen” malik olurlar. Bu durumlarda, adına ortak mülkiyet dediğimiz durum gündeme gelir. Fakat önemle belirtmemiz gerekir ki ortak mülkiyet kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır:
1) Paylı Mülkiyet
2) Elbirliği Mülkiyeti
Yukarıdaki her iki mülkiyet çeşidi de bir mal varlığı değeri üzerinde birden fazla malik barındırır. Paylı mülkiyette, malın belirli kısımları, başka başka maliklere aittir. Herkes, kendi payı üzerinde tam egemen ve maliktir. Fakat netice itibariyle bu paylar, bir bütünün parçasıdır ve bu sebeple malikler malın tamamı hakkında verilecek kararlar bakımından birlikte hareket etmek zorundadırlar. Elbirliği mülkiyetinde ise benimsenen esas bundan daha farklıdır. Şöyle ki elbirliği mülkiyetine tâbi bir malvarlığı değeri, maliklerin tümüne aittir. Malikler, malın tamamına, hep birlikte sahip olmakla beraber, mal hakkında tek başlarına bir hukuki işlem yapmaya yetkileri bulunmaz.
Ortaklığın giderilmesi davası adıyla bildiğimiz davalar, yukarıdaki ortak mülkiyet hallerinden birinin varlığı halinde, ortak mülkiyeti sonlandırmak maksadıyla açılır. Açılan davanın sonucunda ortaklık sona erer ve artık müstakil bir mülkiyetten söz edilir. Fakat ortaklığın sona eriş biçimi nasıl olacaktır? 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükmü, bu soruya şöyle bir hükümle yanıt vermiştir:
“Hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.
Paylaşmayı isteme hakkı, hukuki bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmi şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.
Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.
Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.
Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.

Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.”

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Belirtmek gerekir ki yukarıdaki hüküm hem elbirliği mülkiyeti halindeki malların bölüşülmesi hem de paylı mülkiyet halindeki malların bölüşülmesi usulü için geçerlidir. Buna göre, ortak mülkiyete tabi bir malın bölüşülmesi şu iki esasa dayalı olarak yapılır:
1) Aynen taksim
2) Satış yoluyla elde edilen parayı nakden taksim
Bu iki usulden birini ya taraflar tercih eder ya da mahkeme karar verir. Kararı verecek olan mahkeme, SULH HUKUK MAHKEMESİDİR. Davanın nerede açılacağı ise, ortaklığın giderilmesine konu taşınmazların bulunduğu yere göre değişir. Taşınmaz nerede bulunuyorsa, dava oradaki sulh mahkemesinde açılır. Bu bir kesin yetki kuralı olduğundan, buna aykırı hareket edilmesi, davanın reddi sonucunu doğurur.

Olağanüstü Zaman A… 17/09/2019 Otopark Ölçüleri Nasıl Olma… 17/09/2019