17 Eyl

Olağan Zaman Aşımı İle Taşınmaz Mülkiyeti Kazanımı

HUKUK, YÖNETMELİK

OLAĞAN ZAMAN AŞIMI İLE TAŞINMAZ MÜLKİYETİ KAZANIMI

Taşınmazlar üzerindeki mülkiyet, bilindiği üzere, ancak tapu kütüğüne tescil ile kazanılan bir mülkiyet çeşididir. Bu nedenle, taşınmazlar üzerinde kazanılacak mülkiyet önemli bir hukuki süreçten geçer ve bu süreç, şekil esasına tabi kılınmış, uzun sürebilen, TAPU SENEDİNİN teslim alınması ile sonlanan bir süreçtir. Tapu senedinin ilgili kişiye teslim edilerek usulüne uygun şekilde taşınmaz mülkiyeti kurulması, aslında malik lehine “tapu kütüğüne tescil” işleminin tamamlandığı anlamına gelir.
Elbette, “istisnalar, kaideyi güçlendirir” mentalitesinden hareketle, Türk kanun koyucusu bu ilkeye de birtakım istisnalar getirmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 712 ve 713. maddelerinde, taşınmaz mülkiyetinin ZAMAN AŞIMI ile kazanılabileceği iki hal öngörülmüştür.
Bu yazının konusunu oluşturan olağan zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyeti kazanımı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 712. maddesinde düzenlenmiş olup, sıkça uygulamasına rastlanılan, önemli bir hukuki yoldur.
Tekrar ifade edelim ki, KURAL OLARAK taşınmaz mülkiyeti ancak ve ancak tapu kütüğüne usulüne uygun bir tescil ile kazanılabilir. Bu yazının da konusunu oluşturan zamanaşımı ile kazanım, ana kurala bir istisna teşkil etmekle birlikte, esas uygulamayı oluşturmaz.

Olağan Zaman aşımı İle Taşınmaz Kazanımının Şartları
Sözünü ettiğimiz şartları sıralamadan önce, konuyla ilgili bağlayıcı hükmü ihdas eden TMK 712’yi ele almak gerekir:
“Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyi niyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.”

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Yukarıdaki hükmün açık bir yorumlamasını yapacak olursak,
1. Olağan zamanaşımına konu olacak olan taşınmaz, kadastrosu usulüne uygun olarak tamamlanmış, tapuda usulüne uygun şekilde tamamlanmış bir taşınmaz olmalıdır. Yani tapu sicilinde kaydı hiç bulunmayan, kadastrosu yapılmamış bir taşınmaz, olağan zamanaşımına konu olamaz.
2. Olağan zamanaşımı, her nasılsa tapuya MALİK OLMAMASINA RAĞMEN malik olarak kaydedilmiş kişi için söz konusu olur. Yani tapuya, olağan zamanaşımına konu olan taşınmaz bakımından gerçekte herhangi bir mülkiyet hakkına sahip olmamasına rağmen MALİK olarak tapuyu elinde bulunduran kimse olağan zamanaşımından doğan mülkiyet hakkını iddia edebilir.
3. Olağan zamanaşımı, (2) numaralı paragrafta sözünü ettiğimiz kişinin İYİ NİYETLİ olarak taşınmaz malı kullanması zorunluluğunda gündeme gelebilir. Yani tapuya gerçekte malik olmamasına rağmen malik olarak tescil edilen kişi, bu yanlışlığın farkında olmamalıdır. Bir diğer deyişle, olağan zamanaşımı ile mülkiyet talebinde bulunacak olan kişi, tapuda malik gözükmesinin HAKLI bir sebebe dayandığını samimiyetle düşünmeli, herhangi bir kötü niyet beslememelidir.
4. Olağan zamanaşımı, yukarıda niteliklerini sıraladığımız kişi tarafından 10 YIL BOYUNCA taşınmaz malın ARALIKSIZ VE DAVASIZ olarak kullanılması halinde söz konusu olur. Kişiye karşı, gerçekte malik olmadığına ve taşınmaz malı gerçek malike iade etmesi gerektiğine dair bir istihkak davası ya da herhangi bir mülkiyet koruma davası açılırsa, artık olağan zamanaşımından yararlanma olanağı mümkün olamayacaktır.

Müteselsil Ve Müşt… 16/09/2019 Olağanüstü Zaman A… 17/09/2019