Müteselsil borçluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda tarif olunmuş, olağan dışı bir sorumluluk biçimidir. Bir borçtan dolayı, birden çok borçlunun söz konusu olduğu ve fakat tüm borçluların bu borcun tamamından hep birlikte ve ayrı ayrı sorumlu olduğu sorumluluk türüdür. Kelime anlamı olarak da müteselsil, arkası kesilmeden, zincirleme anlamlarına gelmektedir.

   Birden fazla kimse, alacaklıya karşı aynı sebepten dolayı ve tek bir borç için asıl borçlu sıfatıyla borçlu olursa, müteselsil borçluluk durumundan bahsedilir. Başka bir deyişle, birden çok borçludan her birinin alacaklıya karşı borcun tamamından şahsen sorumlu olduğu ve içlerinden yalnız birinin borcu ifa etmesiyle diğerlerinin de borçtan kurtulduğu borca, müteselsil borç denir.

   Müteselsil borçluluk doğuran halleri incelediğimiz yazımıza da linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İçindekiler

  1. Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişki
  2. Müteselsil Sorumlulukta İç İlişki

1.Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişki

Aslında, yukarıdaki paragraflarda bu ilişkinin mahiyetini açıkladık. Fakat yeniden ifade etmekte yarar vardır.
Müteselsil borçluluğun söz konusu olduğu hallerde alacaklı, borçlulardan istediği birine başvurup, borcun tamamını ya da bir kısmını isteyebilir. Bu konuda borçluların ileri sürebileceği bir savunma sebebi varsa bile bunu yalnızca kendi adlarına ileri sürebilirler. Bütün müteselsil borçluları kapsayacak şekilde bir savunma yapamazlar. Örneğin: Bir borçtan dolayı müteselsil sorumlu bulunan Ceyda, öteki müteselsil borçluları da sorumluluktan kurtaracak biçimde genel mahiyette bir savunma yapamaz. Fakat eğer kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği ya da farklı sebeplerle kendisinin müteselsil borçlu olmadığını iddia edebilir.

2.Müteselsil Sorumlulukta İç İlişki

Uyuşmazlıkların toplandığı asıl yer, aslında iç ilişkidir. İç ilişki demek, müteselsil borçlu olanların, kendi aralarındaki ilişkidir. Örneğin: 60.000 TL’lik borcun, üç kişiye ait bir müteselsil borç olduğunu ve fakat buna rağmen tüm borcun yalnızca bir borçlu tarafından ödenmiş olduğunu düşününüz. Bu durumda, tüm ödemeyi yapmış olan borçlu, hiç ödeme yapmamış olan diğer iki borçluya karşı bir alacak davası açabilir. Buna iç ilişkideki rücu denir.
60.000 TL’nin üçe bölünmesi durumunda, her bir müteselsil borçluya 20.000 TL borç ödemesi düşer. Zira müteselsil borçlulukta her bir borçlu birbirine eşit miktarda borç ödemekle mükelleftir. Eğer içlerinden biri, asıl alacaklıya bu miktardan daha fazla bir ödeme yaparsa, ödemeyi yaptıktan sonra, diğer müteselsil borçlulara karşı bir alacak davası açabilir. Buna, rücu davası da denir.