16 Eyl

Müteselsil Borçlulukta İç Ve Dış İlişki

HUKUK, YÖNETMELİK

MÜTESELSİL BORÇLULUKTA İÇ VE DIŞ İLİŞKİ

Müteselsil sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 162. Maddesinde tarif olunmuş, olağandışı bir sorumluluk biçimidir. Bir borçtan dolayı, birden çok borçlunun söz konusu olduğu ve fakat tüm borçluların bu borcun tamamından hep birlikte ve ayrı ayrı sorumlu olduğu sorumluluk türüdür.
Birden ziyade kimse, alacaklıya karşı aynı sebepten dolayı ve her biri borcun tamamı için “asıl borçlu” sıfatıyla borçlu olurlarsa, müteselsil borçtan bahsedilir. Başka bir deyişle, birden çok borçludan her birinin alacaklıya karşı borcun tamamından şahsen sorumlu olduğu ve içlerinden yalnız birinin borcu ifa etmesiyle diğerlerinin de borçtan kurtulduğu borca, müteselsil borç denir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 162. Maddesine göre müteselsil sorumluluk:
“Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde doğar.” hükmü ile müteselsil borçluluğun hukuki işlemden (sözleşmeden) veya kanundan doğacağı belirtilmiştir. Müteselsil borçlarda alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. Alacaklı, alacağını herhangi bir borçludan talep eder ve bu borçlu tarafından ifada bulunulmazsa, diğer borçlulara yönelebilir. Müteselsil borçlulukta birden çok borçlu arasındaki teselsül, alacaklının hukuki durumunu kuvvetlendirmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 2017/6 E. 2018/9 K.)

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişki
Aslında, yukarıdaki paragraflarda bu ilişkinin mahiyetini açıkladık. Fakat yeniden ifade etmekte yarar vardır.
Müteselsil borçluluğun söz konusu olduğu hallerde alacaklı, borçlulardan istediği birine başvurup, borcun tamamını ya da bir kısmını isteyebilir. Bu konuda borçluların ileri sürebileceği bir savunma sebebi varsa bile bunu yalnızca kendi adlarına ileri sürebilirler. Bütün müteselsil borçluları kapsayacak şekilde bir savunma yapamazlar. Örneğin: Bir borçtan dolayı müteselsil sorumlu bulunan Ceyda, öteki müteselsil borçluları da sorumluluktan kurtaracak biçimde genel mahiyette bir savunma yapamaz. Fakat eğer kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği ya da farklı sebeplerle kendisinin müteselsil borçlu olmadığını iddia edebilir.
Müteselsil Sorumlulukta İç İlişki
Uyuşmazlıkların toplandığı asıl yer, aslında iç ilişkidir. İç ilişki demek, müteselsilen borçlu olanların, KENDİ ARALARINDAKİ ilişkidir. Örneğin: 60.000 TL’lik borcun, üç kişiye ait bir müteselsil borç olduğunu ve fakat buna rağmen tüm borcun yalnızca bir borçlu tarafından ödenmiş olduğunu düşününüz. Bu durumda, tüm ödemeyi yapmış olan borçlu, hiç ödeme yapmamış olan diğer iki borçluya karşı bir ALACAK davası açabilir. Buna iç ilişkideki RÜCU diyoruz.
60.000 TL’nin üçe bölünmesi durumunda, her bir müteselsil borçluya 20.000 TL borç ödemesi düşer. Zira müteselsil borçlulukta her bir borçlu birbirine eşit miktarda borç ödemekle mükelleftir. Eğer içlerinden biri, asıl alacaklıya bu miktardan daha fazla bir ödeme yaparsa, ödemeyi yaptıktan sonra, diğer müteselsil borçlulara karşı bir alacak davası açabilir. Buna, “rücu davası” da denir.

Bir Taşınmazın Mü… 16/09/2019 Müteselsil Borçlulu… 16/09/2019