Müteselsil sorumluluk, herhangi bir sebeple ortaya çıkmış bir borçtan (sözleşme, sebepsiz zenginleşme, haksız fiil ya da sair sebepler), birden fazla kişinin, bir borcun tamamından ayrı ayrı sorumlu olması halidir. Bu borcun alacaklısı, müteselsil borçluluk halinde, müteselsil borçlulardan her birine başvurarak borcun tamamını yahut da istediği bir kısmını talep edebilir. Örnekle açıklamak gerekirse: Eda’nın alacaklı olduğu, 60.000 TL bir borçtan dolayı Ahmet, Necla ve Yadigar’ın müteselsil borçlu olduğunu düşününüz. Eda, 60.000 TL’nin tamamını Yadigar’dan isteyebileceği gibi, 40.000 TL’sini Ahmet’ten, 10.000 TL’sini Yadigar’dan, kalan 10.000 TL’sini ise Necla’dan talep edebilir. Yahut da her birinden 20.000 TL talep eder. Ancak yine de müteselsil borçlular, kendi paylarını ödeseler dahi borcun tamamından sorumlulardır. Alacaklı, borcunu talep ettiğinde müteselsil borçlulardan biri kendi payını ödediğini söyleyerek borcun mesuliyetini kaldıramamaktadır. Görüldüğü gibi, alacaklının bu konuda tam anlamıyla bir serbestisi vardır. Bu durum, alacaklının işini kolaylaştırmak için tasarlanmıştır. Peki, müteselsil borçluluk doğuran haller nelerdir? Alacaklı, yukarıda açıkladığımız müteselsil sorumluluktaki gibi bir avantaja hangi hallerde sahip olur? Aşağıda, buna ilişkin bir bilgilendirme yapacağız.

İçindekiler

  1. Birden Çok Kişinin Aynı Zarara Birlikte Neden Olmaları Halinde
  2. Birden Çok Kişinin, Farklı Nedenlerle Aynı Zarara Birlikte Sebebiyet Vermeleri Halinde

1.Birden Çok Kişinin Aynı Zarara Birlikte Neden Olmaları Halinde

Müteselsil borçluluk doğuran haller konumuzun ilk maddesi birden çok kişi, aynı zarara birlikte kusurlarıyla ya da kanunda istisnai olarak düzenlenmiş olan kusursuz sorumluluk halleri ile sebep olmuşlarsa, zararı müteselsil olarak tazmin ederler. Bu konuda, günlük yaşantıda karşılaşılan örnek genellikle birden fazla kişinin haksız fiilleriyle aynı zarara birlikte sebebiyet vermeleridir. Örneğin: Bir otomobile birlikte çarpan iki bisikletli, otomobilin zararlarını müteselsil olarak karşılarlar. Yahut da bir fabrikada gece bekçiliği yapmakta olan iki bekçi, farkında olmadan birbirlerine güvenmek suretiyle gece vakti uykuya dalmışlar ve bu esnada fabrikada büyük bir soygun yaşanmışsa, oluşan zarar bu iki gece bekçisinin sırtına yüklenebilir. Gece bekçileri, oluşan zarar nedeniyle fabrika sahibine karşı doğacak borçtan müteselsil olarak sorumlu olurlar.

Görüldüğü gibi zarara birlikte neden olan kişilerin, zarara birlikte neden olma iradelerinin bulunmasına gerek yoktur. Birbirlerinden tamamen habersiz olarak böyle bir zarara neden olmuş olsalar da, müteselsil sorumluluktan söz edilmeye devam edilir. Aynı şekilde, zarara birlikte sebep olurken birbirlerinden haberdarlarsa da müteselsil sorumluluktan söz edilmeye devam edilecektir.

2.Birden Çok Kişinin, Farklı Nedenlerle Aynı Zarara Birlikte Sebebiyet Vermeleri Halinde

Yukarıda verdiğimiz misallerde, zarara neden olan birden çok kişinin, zarara neden olmalarında dayandıkları sebepleri aynı gösterdik: Haksız fiil. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesine göre, bir kimseye haksız bir fiiliyle zarar veren kişi, bu fiilinden doğan zararını tazmin etmek zorundadır. Buna haksız fiil sorumluluğu diyoruz. Kısacası, zararı veren, zararı giderir. Fakat sorumluluk hukuku her zaman bu kadar berrak hükümler içermez. Mesela bir kimse, fiilen kendisinin neden olmadığı bir zararı tazmin etmek yükümü altına sokulabilir. Bu durumlara örnek olarak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yer ala,  ev başkanının sorumluluğunu örnek gösterebiliriz. Buna göre, ev başkanı (karı-koca ev başkanı sayılırlar), evde yaşayan küçüklerin (18 yaşını doldurmamış olanlara “küçük” denir) başkalarına verdiği zararlardan sorumludur. Örneğin: 12 yaşındaki Neva, karşı komşunun otomobilinin boyasını çizmişse, oluşan zararı Neva’nın anne ve babası karşılar.

Yukarıdaki açıklamalarımızın ışığında, bir zarara birlikte sebep olan birden çok kişiden birinin haksız fiil sorumluluğuna ve diğerinin kusursuz sorumluluk hallerinden birine dayalı olarak (örneğin, yukarıda değindiğimiz ev başkanının sorumluluğu) sorumlu olduğunu düşünürsek, bu kişiler yine müteselsil olarak sorumlu olacaklardır. Mesela, yukarıda verdiğimiz misalden konuşacak olursak, komşunun arabasının çizilmesine hem Neva, hem de o esnada yoldan geçmekte olan 35 yaşındaki Erhan sebebiyet vermişse, hem Neva’nın baba ve annesi, hem de 35 yaşındaki Erhan, otomobil sahibinin zararından müteselsil olarak sorumlu olacaklardır. Erhan, haksız fiil sorumluluğu nedeniyle, Neva’nın anne ve babası ise ev başkanının sorumluluğu (kusursuz sorumluluk hallerinden biri) nedeniyle müteselsil sorumlulardır.