15 Eyl

Mülkiyet Kavramı Ve Mülkiyetin Hakkının Hukukî Anlamda Korunması

HUKUK, YÖNETMELİK

MÜLKİYET KAVRAMI VE MÜLKİYETİN HAKKININ HUKUKÎ ANLAMDA KORUNMASI

Mülkiyet hakkı, Türk hukukunun en önemli haklarından birini oluşturmaktadır. Anayasamızın 35. Maddesinde herkese tanınmış olan mülkiyet hakkı, hukuk düzenimizin en temel uğraş alanlarından biri olup, korunmaya değer bir hak olduğundan, yargısal ve idari yollarla pek çok şekilde korunmaktadır.
Korunması yollarına geçmeden önce, mülkiyet kavramına ve beraberinde getirdiği dolaylı yetkilere değinmek gerekir.
Mülkiyetin Sağladığı Aktif Yetkiler
Bu yetkiler, kökenini Roma hukukundan alır. Mülkiyet hakkının bünyesinde barındırdığı üç temel hak bulunur: Kullanma, Yararlanma ve Tüketme. (Usus, Abusus, Fructus).
Bir şeye “malik” olan kimse, o şey üzerinde yukarıda saydığımız fiilleri, hiç kimsenin onayına ihtiyaç duymaksızın icra edebilir. Fakat bu fiillerin şekli ve niteliği “şey”in de niteliğine göre değişir. Malik olunan şey bir “taşınır” ya da “taşınmaz” olabileceği gibi, pekâlâ bir “hak” da olabilir. Türk ve İsviçre hukuk sistemleri, haklar üzerinde de mülkiyet kurulabileceğini kabul etmektedir. Mülkiyet hakkı sahibi, üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olduğu şeyi, yalnızca “dürüstlük kuralları” dediğimiz kurallara uymak sınırıyla kullanabilir. Bu da olağan ve olması gereken bir sınırlamadır. Zira 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesine göre, bir hakkın kötüye kullanılması durumunda, o hak hukuk düzenince korunamaz. Bunu mülkiyet hakkına uyarlarsak, şöyle bir anlam çıkarmamız gerekir: Malik, mülkiyetinden doğan haklarını, bir başkasına zarar vermek maksadıyla ve kötü niyetle kullanamaz. Yargıtay’ın bu konuda vermiş olduğu kararlar yol göstericidir. Bir malik, sırf başkasına zarar vermek yahut da başkasının maddi ya da manevi anlamda bir noksanlığa maruz kalmasını sağlamak için, sahip olduğu mülkiyet hakkının ardına sığınamaz. Örneğin: Bir apartmanın tam önündeki arazinin sahibi, apatmanın deniz manzarasını kapatmak için, sahibi olduğu araziye deniz manzarasını kapatacak şekilde duvar öremez. Yahut da bir arazinin maliki, sırf kendi arazisinin yan tarafında yer alan uçuş okulu faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yürütemesin diye uçakların geçişine engel olacak şekilde arazisine uzun çubuklar dikemez. Bunlar, hakkın kötüye kullanımını oluşturduğundan, hukuk düzenince korunması mümkün değildir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Mülkiyetin Sağladığı Koruyucu Yetkiler
Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi, mülkiyet hakkı, korunmaya değer bir haktır. Zira bir kimsenin sahip olduğu mülkiyet hakkı, pekâlâ bir saldırıya maruz kalabilir; yahut da mülkiyetin konusunu oluşturan şey, pekâlâ harap olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bunun önlenmesi için, hukuk düzeni mülkiyeti korumak için şu iki davanın açılmasını olanaklı hale getirmiştir: İstihkak davası ve elatmanın önlenmesi (müdahalenin meni) davası. Bu iki davaya ilişkin ayrıntılara, bir başka yazımızda değineceğiz.

Mülga Nedir? 15/09/2019 Mülkiyeti Saklı Tut… 15/09/2019