10 Eyl

Konut Kiralarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

HUKUK, YÖNETMELİK

KONUT KİRALARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Bilindiği gibi Türkiye’de “kira hukuku” adını verdiğimiz hukuk dalı, son derece yaygın ve geniş bir kullanım alanına sahiptir. Çünkü Türk vatandaşlarının büyük bir bölümü, yaşantıları boyunca en azından bir defa kira sözleşmesi kurmaktadırlar. Bu da kira sözleşmelerinin ve kira ilişkilerinin son derece güncel bir hukukla korunmasını bir gereklilik olarak karşımıza çıkarmaktadır. Buradan hareketle, kira hukukundaki genel kanaatin, öteki uygar hukuk devletlerinde olduğu gibi, Türkiye’de de “kiracıyı korumaya ve kiracının lehine yorum yapmaya” odaklı olduğunu belirtmemiz gerekecektir.
Hukuk, herkesi korur. Herhangi bir hakkaniyetsizlik yaratması düşünülemez. Ancak yine de adaleti sağlamak adına “pozitif ayrımcılık” yapabilir. Kira hukukunda da bu durumu görüyoruz. Kiracı lehine yapılan yorumlar, adalet duygularını incitici nitelikte olamaz.
Durumun bu oluşu, kira sözleşmelerinin kuruluşundaki ayrıntıların önemini bir kat daha artırmıştır. Bu nedenle, bu makaleyi dikkatle okumanızı öneririz.
Kira Sözleşmesi Nedir?
Kira sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 299. Maddesinde düzenleme altına alınmış olan “isimli” ve “ivazlı” bir sözleşmedir. Kira sözleşmesini kuran tarafların, birbirlerine karşı belirli yükümlülükleri doğmaktadır. Kiralayanın, kiraladığı şey üzerindeki mülkiyet haklarını kira sözleşmesi sona erene kadar kullanmama; kiracının ise, kiralanan şey üzerinde gerektiği özeni gösterme ve anlaşılan kira bedelini temerrütsüz olarak kiralayana teslim etme borcu vardır. Bu nedenle, “kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık olarak kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi yükümlendiği sözleşmedir.”
Kira Sözleşmesi Nasıl Kurulur?
Kira sözleşmesi, Türk hukukunda hakim olan genel ilke olan “şekil özgürlüğü” ilkesinden nasibini almıştır. Yani, Türk Borçlar Kanunu’na göre, kira sözleşmesinin herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Taraflar, kira sözleşmesini yazılı veya sözlü olarak kurabilirler. Bunun için, mutlaka notere başvurmaya da gerek yoktur. Şekil özgürlüğünün varlığı, sözleşmenin herhangi bir şekilde, “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları” ile kurulabilmesini doğurur.
Ancak ispat hukuku açısından büyük kolaylıklar sağlayan yazılılık, daima önerilen metottur. Tarafların, herhangi bir sorun yaşamaları halinde, iddialarını ispat edebilmeleri açısından, kira sözleşmesini yazılı olarak yapmaları önerilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Sözleşme Hazırlanırken Özellikle Nelere Dikkat Edilmelidir?
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, taraflar sözleşmeyi sözlü olarak ya da yazılı olarak kurabilirler. Yazılı olarak kurulan sözleşme, tarafların kendi aralarında düzenleyecekleri basit bir sözleşme metni ile kurulabileceği gibi, bir notere giderek noter marifetiyle sözleşmelerini hazırlatmaları, ya da hazırladıkları sözleşmeyi notere tasdik ettirmeleri de mümkündür.
Ancak genellikle kullanılan usul, herhangi bir hak kaybına yol açılmaması açısından, HAZIR VE TEK TİP KİRA KONTRATLARININ kullanılmasıdır. Bunlar, genellikle noterler tarafından hazır bulundurulan sözleşme metinleridir. Elbette ki taraflar bu sözleşme metni üzerinde kendi anlaşmalarına uygun olarak çeşitli düzeltme ve değişim taleplerinde bulunabilirler.
Bundan başka, nelere dikkat edilmelidir? Her şeyden önce, taraflar sözleşmedeki taraf bilgilerinin DOĞRU olarak doldurulduğundan emin olmalıdırlar. Herhangi bir bilgi yanlışlığı, bazen ciddi sorunlar doğurabilir. Ek olarak, kira bedelinin kiralayana bir “banka hesabı” üzerinden ödenmesi önerilir. Zaten 500 TL ve üzerindeki kira bedellerinin banka hesabı kanalıyla ödenmesi artık bir zorunluluktur.
Keza konuttaki zararların kimin sorumluluğunda olduğu; elektrik, doğalgaz ve su aboneliklerine ilişkin ayrıntılar ile, her bir sayfanın altına imza atılması da özenle yerine getirilmelidir.

Kişiye Bağlı İrti… 10/09/2019 Konut Ve Çatılı İ… 10/09/2019