10 Eyl

Kiralananın Teslim Edilmemesi Durumunda Kiracının Sahip Olacağı Haklar (Temerrütten Doğan Haklar)

HUKUK, YÖNETMELİK

KİRALANANIN TESLİM EDİLMEMESİ DURUMUNDA KİRACININ SAHİP OLACAĞI HAKLAR (TEMERRÜTTEN DOĞAN HAKLAR)

Daha önceki yazılarımızdan da anımsanacağı üzere, kira sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen, yani ivazlı bir sözleşmedir. Buna göre, kiraya verenin ve kiracının birbirlerinden farklı ve bağımsız borçları bulunmaktadır. Bu borçların doğum kaynağı, kira sözleşmesidir. Kira sözleşmesi uyarınca kiraya veren, kiranın konusunu oluşturan şeyi belirli ya da belirsiz bir süreliğine kiracıya teslim etme borcuna girer. Kiracı ise, bu “süreli” teslimatın karşılığında, şeyi kullanacaktır ve bu sebeple bir kira bedeli öder. İşte bu, Romalıların “synallagma” dediği karşılıklılık ilişkisidir.
Kira sözleşmesi karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğuna göre, taraflar bu borçları zamanında ve gereği gibi ifa etmekle yükümlüdürler. Eğer sözünü ettiğimiz borç zamanında yerine getirilmemişse, borcunu ödememiş olan kişi “gecikme” anlamına gelen “TEMERRÜT” hükümlerine tabi olarak “mütemerrit” sıfatını alır.
Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmeden doğan borçların zamanında ifa edilmemesi sebebiyle mütemerrit olan tarafa karşı, o borcun alacaklısı birtakım haklara sahip olarak alacak hakkını korur. Alacak hakkı ifadesinin kullanılmasından maksat, karşılıklı borç yükleyen söz konusu sözleşmeden dolayı sahip olunan alacak hakkıdır.
Yukarıdaki ifadeleri, somut bir şekle getirecek olursak, borcunu yerine getirmekte geciken kişiye karşı o borcun alacaklısı hukuk düzenince korunur. Bu koruma, temerrütten doğan haklar olarak ifade edilmekle birlikte, genel olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun konuyla ilgili ayrıntılı hükümleriyle tesis edilmiştir. Yazımızın da konusunu oluşturan kira sözleşmesi bakımından temerrüt hükümlerine göz gezdirildiğinde, karşımıza şöyle bir tablo çıkar:

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Temerrüde Düşen Kiraya Verene Karşı Kullanılabilecek Haklar
Kiraya verenin borcu, üzerinde kira sözleşmesi kurulan kiralananın, kararlaştırılan teslim tarihinde KULLANIMA UYGUN olarak kiracıya teslim edilmesidir. Kiraya veren, teslim tarihi olarak kararlaştırılan zamanı geçirerek, kiralananı teslim etmeyi geciktirirse temerrüde düşer.
Bu defa, kiracı, kiraya verene karşı temerrütten doğan haklarını ileri sürebilir. Peki, bu haklar nelerdir? Bu soruya yanıt verebilmek için, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125. Maddesini iyi bilmek gerekir. Şöyle ki aşağıda sayılı haklarından BİRİNİ seçebilir:
1) Kiralanan şeyin derhal verilmesini dava ederek, gecikme tazminatı talep edebilir.
2) Kiralanan şeyin verilmesi isteminden vazgeçer ve müspet zararının tazminini ister. Müspet zarar, sözleşmenin içerdiği yükümlülüğün ifa edilmemesinden doğan zarar demektir. Matematiksel olarak ifade edecek olursak, “fiili zarar+yoksun kalınan kâr”dan oluşur.
3) Sözleşmeyi fesheder ve menfi zararının tazminini ister. Menfi zarar, sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararı ifade eder. Yani şu şekilde ifade edilebilir : “Fiili zarar+ sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle kaçırılan fırsatlar”

Kiralanan Dairenin, E… 10/09/2019 Kiraya Verenin Kirac… 10/09/2019