09 Eyl

Kira Sözleşmesinin Genel Hükümleri

HUKUK, YÖNETMELİK

KİRA SÖZLEŞMESİNİN GENEL HÜKÜMLERİ

Kira sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesi ve devamında ihdas edilen hükümlerde kendine yer bulmuş bir “BORÇ DOĞURUCU” sözleşmedir.
Kira sözleşmesinin iki tarafı bulunur. Bu taraflar, “kiraya veren” ve “kiracı” olarak sıfatlandırılır. Kanun, kira sözleşmesinden dolayı, kiraya verenin ve kiracının farklı edimlerle borçlanacağını hükme bağlamıştır. Buna göre, kiraya veren kira konusu şeyi usulüne ve gereğine uygun olarak kiracıya teslim etmekle borçludur. Kiracı ise, bunu karşılığında bir KİRA BEDELİ ödemekle borçlandırılmıştır.
Yukarıda da gördüğümüz üzere, kira sözleşmesi iki taraflı ve her iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme olup, hukuki niteliği itibariyle “borç doğurucu bir hukuki işlem” olarak vasıflandırılabilir. Kira sözleşmesinin kurulması ve geçerli olması için herhangi bir şekil şartı yoktur. Yani kira sözleşmesinin geçerli olması için bir noter onayına ya da sözleşmenin yazılı bir metin halinde bulunmasına dahi gerek yoktur. Fakat sözleşmenin mümkünse bir noter aracılığıyla akdedilmesi ve yahut da en azından yazılı bir metin ile imzalı bir surette matbu halde bulundurulması önerilir. Zira kira ilişkisinin ilerleyen safhalarında herhangi bir uyuşmazlık doğarsa, taraflar kira sözleşmesinin varlığını yahut da iddia ettikleri şartlarını ancak inandırıcı bir delil ile ispat edebilirler. İnandırıcı delil, eğer sözleşmenin matbu nüshası varsa o’dur. Buna, SENET delili denir. Senet delili, bir “kesin” delil olup, sözleşmenin varlığını kuşkuya yer bırakmayacak ölçüde doğrular. Eğer sözleşme bir metne dökülmemişse, ispat daha zor bir hal alır. Tanık delili ile de ispat mümkün ise de, bu delil niteliği itibariyle bir TAKDİRİ DELİL sayılır. Yani, yargıç o delile inanıp inanmamakta, vicdani kanaatine göre hareket edecektir ki, bu da kesin delile nazaran daha zor bir durumdur.
Kira sözleşmesi, 6098 sayılı kanunda öyle hükümleştirilmiştir ki eski kanun dönemine göre, kiracı ciddi şekilde korunmakta, hatta kayırılmaktadır. Kira sözleşmesinin feshi özel şartlara bağlanmış, olağan kira sözleşmeleri ile konut ve çatılı işyeri kiraları arasındaki farklar derinleştirilmiştir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Buna göre, olağan kira sözleşmeleri, KONUT ve ÇATILI İŞYERİ dışında kalan yerlerin kiralarını kapsamaktadır. Örneğin, bir otomobil kirası yahut da bir makinenin kirası, konut ve çatılı işyeri kiralarının kapsamına girmeyecek, aksine “GENEL HÜKÜMLERE” tabi olacaktır. Bu yazımızda da bunu ifade etmeye çalıştık, kira sözleşmeleriyle ilgili kanuni hükümler, “GENEL HÜKÜMLER” , “KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRASI” ve “ÜRÜN KİRASI” olmak üzere üç kısımda incelenmektedir. Genel hükümlerdeki maddeler, diğer kira türlerinde düzenlenmemiş her husus bakımından geçerlidir. Mesela, konut ve çatılı işyeri kiralarının düzenlendiği kısımda, bu sözleşmelerin fesih dönemleriyle ilgili ayrı bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin feshi ile ilgili fesih dönemleri ve süreleri, genel hükümlere atfen çözümlenir.

Kira Sözleşmesi İle İntifa … 09/09/2019 Kira Sözleşmesinin Kiracı Ta… 09/09/2019