08 Eyl

İvazsız İntikal Nedir?

HUKUK, YÖNETMELİK

İVAZSIZ İNTİKAL NEDİR?

İvazsız intikal kavramının hukuki bir bakış açısıyla incelenmesinden önce, “ivaz” ve “intikal” kavramlarını ayrı ayrı irdelemekte yarar var.
“İvaz”, günlük yaşantıda kolaylıkla rastlanan sözcüklerden biri olmamakla birlikte, genellikle hukuki jargonda kullanım alanı bulur. Buna göre, “ivaz” sözcüğü Türkçe’de tam olarak “karşılık” anlamına gelmektedir. Daha komplike bir ifade ile ivaz, ikili ya da daha çok taraflı bir ilişkide, karşı tarafa yüklenen bir mükellefiyet, bir edim borcu anlamına gelir. Örneğin: Basit bir konut kirası sözleşmesinde, kiracı oturduğu dairede ancak her ay belirli bir kira bedeli ödemek ivazı ile oturabilir. Kira bedeli, kiracı için bir ivaz oluşturmaktadır.
“İntikal” ise, genellikle hukuk literatüründe yer alan bir sözcük olmasının yanı sıra, miras hukukunda ayrı bir kullanım alanına sahiptir. “İntikal”; “geçme”, “yer değiştirme”, “nakil” anlamlarına gelir. Bir şeyin, bir yerden başka bir yere gitmesi ya da hukuki bir perspektifle tanımlanacak olursa, bir malvarlığı değerinden başka bir malvarlığı değerine geçiş, ancak “intikal” ile mümkün olmaktadır. Örneğin: Bir otomobil satıcısı, usulüne uygun bir satış sözleşmesi kurduğunda, artık otomobil kendi mülkiyetinden çıkarak, alıcının malvarlığı değerine dâhil olur. Bu, otomobilin alıcıya intikalini oluşturmaktadır.
O halde, yukarıda ayrı ayrı ifade ettiğimiz kavramları birleştirip, ivazsız intikalin ne anlama geldiğini rahatlıkla ifade edebiliriz: İvazsız intikal, bir kimsenin bir başkasının malvarlığı lehine, herhangi bir karşılık olmaksızın kazandırmada bulunması anlamına gelir. Örneğin: Bağışlama sözleşmesi buna tipik bir emsal teşkil eder. Bağışlamada bulunan kişi, bağışı alan kişiden herhangi bir edim yükümlülüğüne girmesini beklemeden, karşılıksız olarak bir bağış yapmıştır. Bir hayırseverin, üniversiteye kütüphane bağışlaması buna örnek gösterilebilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Miras Hukukunda İvazsız İntikal
İvazsız intikalin en önemli türlerinden biri de mirasbırakanın, sahip olduğu tüm malvarlığı değerlerini bir “kül” halinde mirasçılarına devretmesidir. Mirasçılar, mirasbırakana herhangi bir kazandırmada bulunmaksızın, yani herhangi bir bedel ödemeksizin mirasa konu malvarlığı değerlerinin maliki durumuna gelmektedirler.
Dikkat edilmesi gereken şey şudur ki ivazsız intikal her ne kadar bir “karşılıksız kazandırma” olsa da, aslında her iki tarafın da onayına ihtiyaç duyar. Örneğin: Mirasa konu malvarlığı değerlerinin bir bütün halinde mirasçılara geçmesi için gereken tek şey, mirasbırakanın bu yöndeki irade açıklaması değildir. Bunun yanı sıra, mirasçıların da redd-i miras başvurusunda bulunmamış olması, yani mirası kabul etmiş olması gerekir. Görüldüğü üzere, ivazsız intikallerde dahi, karşılıksız kazanmayı elde edecek kişinin de onayı gerekir. Bu bakımdan, redd-i miras başvurusunun özel bir önemi vardır, denilebilir.
Veraset ve İntikal Vergisi
Türk vergi hukukunda, murisin mirasçılarına yaptığı karşılıksız kazandırmalarda, yani ivazsız intikalin gerçekleştiği miras ilişkilerinde, mirasçılara devrolunan malvarlığı değeri ile doğru orantılı olmak kaydıyla bir vergi alır. Bu vergiye, veraset ve intikal vergisi adı verilir. İvazsız intikal, miras hukuku bakımından bir “karşı edimsiz servet kazanımı” olduğundan, edinilen mirasın içerdiği malvarlığı değerine paralel olarak bir vergi ödenir.

İşçiye İmzalattı… 08/09/2019 Kamulaştırmasız El… 09/09/2019