İstihkak (mülkiyet) davası, kişinin mülkiyet iddiasında bulunmak için açtığı, yargısal korunma yollarından biridir. İstihkak davası mülkiyeti çekişmeli olan taşınır veya taşınmaz malın kime ait olduğunun tespiti için açılan bir davadır. İstihkak davası yapısı itibariyle ivedilikle görülen bir davadır. Bu nedenle basit yargılama usulüne tabidir. İstihkak iddiası ileri süren kişilerin bu iddialarını haciz işlemini gerçekleştiren icra dairesine yapmaları ile süreç işlemeye başlar. Yazımızda, miras ve icra hukukunda karşılaştığımız istihkak davalarını ayrıntıları ile işleyeceğiz.

İçindekiler

  1. İstihkak Davasının Koruduğu Temel Değer: Mülkiyet Hakkı
  2. İstihkak Davasının Özü
  3. Mirasta İstihkak Davası
  4. Hacizde İstihkak Davası

1.İstihkak Davasının Koruduğu Temel Değer: Mülkiyet Hakkı

Anayasa’nın 35. Maddesi, her Türk vatandaşının mülkiyet hakkı sahibi olabileceğini ve bunun ancak kamu yararı bulunduğu takdirde sınırlanabileceğini hüküm altına alınarak, mülkiyetin korunmasına ilişkin hüküm barındıran diğer hukuki normlara da dayanak noktası oluşturmuştur. Buna göre, mülkiyet hakkı gerek yargısal yollarla ve konumuzun dışında olmakla birlikte idari yollarla korunabilecektir.

Türk hukukunda mülkiyete ve mülkiyetin korunmasına ilişkin esaslar, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre, mülkiyet hakkı, kişiye kullanma, yararlanma ve istemine göre tasarruf etme hakkı tanır. İşbu haklar, sahibinin rızası bulunmadıkça bir başkasına devredilemez, üçüncü bir kişi lehine sınırlandırılamaz. Eğer, sahibinin rızası olmaksızın mülkiyet hakkının sağladığı haklara halel getirecek bir durum vücuda gelirse, malik de denilen mülkiyet hakkı sahibi, bu durumda hakkını yargısal yollardan aramakla mülkiyetini güvence altına alabilir.

2.İstihkak Davasının Özü

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, istihkak davası ancak ve ancak mülkiyet hakkı sahibinin, yani malikin açabileceği bir davadır. Davacı, bu takdirde mülkiyet hakkının konusunu korumak güdüsüyle hareket eder. Şöyle ki dava konusu eşya üzerindeki fiili hakimiyeti (zilyetliği) haklı bir nedene dayanmayan herhangi bir kişiye karşı, eşyanın maliki olan mülkiyet sahibi, eşyanın kendisine iade edilmesini sağlamak için bir istihkak davası açar. Bu davanın neticesinde, davaya konu oluşturan eşya; haksız şekilde malı elinde bulunduran fakat malik olmayan kişiden, malik olan kişinin egemenlik sahasına teslim edilir. Böylelikle mülkiyet hakkı hukuksal yollarla korunmuş olur. Aynı şekilde, malike ait olmasına rağmen üçüncü bir kişinin haksız kullanımında bulunan bir taşınmaz (gayrimenkul) mal düşününüz. Bu taşınmaz, gerçekte malike ait olmasına rağmen, bir başkası bunu malik gibi kullanıyorsa, bu takdirde gerçek malik, yetkili ve görevli asliye hukuk mahkemesine bir istihkak davası açar ve böylelikle malı malik gibi kullanan üçüncü kişi, bu hareketinden yargı gücüyle men edilmiş olur.

3.Mirasta İstihkak Davası

Mirasbırakanın ölümü ile birlikte yasal mirasçılar kanun önünde mirası edinmeye direkt olarak hak kazanırlar. Ancak bu mirası üçüncü bir kişi haksız olarak zapt etmiş olabilir. Yasal mirasçılar da bu mirası geri alabilmek için haklarını öne sürerek bu üçüncü kişiye karşı dava açma yetkilerini kullanabilirler. Bu davalara da miras sebebiyle istihkak davası denir. Mirastan doğan istihkak davalarında zamanaşımı süreleri de değişkenlik göstermektedir. Şöyle ki, davalı iyi niyetli bulunduğunda 1 ve 10 seneden bahsedilmekte ancak davalının kötü niyetli bulunduğu takdirde de mirasbırakanın ölümünden itibaren 20 senelik bir zamanaşımı süresi vardır.

4.Hacizde İstihkak Davası

Bir borçlunun malları haczedilirken, üçüncü kişiye ait olan ve borçluda bulunan bir eşya da haczedilebilir. Eşyanın asıl sahibi de o eşyaya dair istihkak iddiasında bulunarak, istihkak davası açabilir. Ancak bu davayı açabilmek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Haczedilen eşyanın sahibi tarafından, haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde iddianın ileri sürülmesi gerekmektedir. Takibin tarafları eğer 3 gün içinde itiraz etmezlerse, iddia sahibi haczi kaldırtabilmektedir. Ancak bir itiraz durumunda, dosya direkt icra mahkemesine taşınır ve mahkeme takibin ertelenmesine ya da devamına karar verebilir. Devam kararı çıkması durumunda da üçüncü kişi icra mahkemesinde dava açabilmektedir. Bu dava da istihkak davası olarak adlandırılmaktadır.

Son olarak önemle belirtmek gerekir ki bazı durumlarda istihkak davası açmak mantıklı bir yol olmayabilir. Zira istihkak davası, ancak davacının mülkiyet hakkı sahibi olduğunu ispat etmesi suretiyle kazanılabilecek bir dava olup, kazanılması emek isteyen bir davadır. Bu nedenle, örneğin taşınır davasının açılması yolunun da açık olduğu durumlarda istihkak davası açmak, davacının üzerindeki ispat yükünü ağırlaştırmaktan başka bir anlama gelmeyebilir. Bu nedenle, istihkak davası açmayı düşünen davacının, mutlaka alanında uzman bir hukukçu ile birlikte hareket etmesi önerilir.