08 Eyl

İstihkak (Mülkiyet) Davası Nedir?

HUKUK, YÖNETMELİK

İSTİHKAK (MÜLKİYET) DAVASI NEDİR?

İstihkak davası, taşınır davası, müdahalenin men’i davası ya da ecrimisil davası gibi davalar, günlük yaşantıda sıkça işitilen yargısal korunma yollarıdır. Fakat bu davaların tam olarak hangi hakları, ne şekilde koruduğu gibi ayrıntılar, pek çok defasında kafa karıştırıcı olabilecek denli komplike olabilmektedir. O sebeple, gerek hukukçular ve gerekse konuyla ilgili olanlar, bu kavramları birbirine karıştırabilmektedirler. Aşağıda, istihkak davasının koruduğu değere ilişkin saptayıcı bir harita çizeceğiz:
İstihkak Davasının Koruduğu Temel Değer: Mülkiyet Hakkı
Anayasa’nın 35. Maddesi, her Türk vatandaşının mülkiyet hakkı sahibi olabileceğini ve bunun ancak “kamu yararı” bulunduğu takdirde sınırlanabileceğini hüküm altına alınarak, mülkiyetin korunmasına ilişkin hüküm barındıran diğer hukuki normlara da dayanak noktası oluşturmuştur. Buna göre, mülkiyet hakkı gerek yargısal yollarla ve konumuzun dışında olmakla birlikte idari yollarla korunabilecektir.
Türk hukukunda mülkiyete ve mülkiyetin korunmasına ilişkin esaslar, Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre, bilumum mülkiyet hakları, kişiye “kullanma”, “yararlanma” ve istemine göre “tüketme” hakkı tanır. İşbu haklar, sahibinin rızası bulunmadıkça bir başkasına devredilemez, üçüncü bir kişi lehine sınırlandırılamaz. Eğer, sahibinin rızası olmaksızın mülkiyet hakkının sağladığı haklara halel getirecek bir durum vücuda gelirse, “malik” de denilen mülkiyet hakkı sahibi, bu durumda hakkını yargısal yollardan aramakla mülkiyetini güvence altına alabilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

İstihkak Davasının Özü
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, istihkak davası ancak ve ancak mülkiyet hakkı sahibinin, yani malikin açabileceği bir davadır. Davacı, bu takdirde mülkiyet hakkının konusunu korumak güdüsüyle hareket eder. Şöyle ki dava konusu eşya üzerindeki fiili hakimiyeti (zilyetliği) haklı bir nedene dayanmayan herhangi bir kişiye karşı, eşyanın maliki olan mülkiyet sahibi, eşyanın kendisine iade edilmesini sağlamak için bir istihkak davası açar. Bu davanın neticesinde, davaya konu oluşturan eşya; haksız şekilde malı elinde bulunduran fakat “malik” olmayan kişiden, “malik” olan kişinin egemenlik sahasına teslim edilir. Böylelikle mülkiyet hakkı hukuksal yollarla korunmuş olur. Aynı şekilde, malike ait olmasına rağmen üçüncü bir kişinin haksız kullanımında bulunan bir taşınmaz (gayrimenkul) mal düşününüz. Bu taşınmaz, gerçekte malike ait olmasına rağmen, bir başkası bunu malik gibi kullanıyorsa, bu takdirde gerçek malik, yetkili ve görevli asliye hukuk mahkemesine bir “istihkak davası” açar ve böylelikle malı malik gibi kullanan üçüncü kişi, bu hareketinden yargı gücüyle men edilmiş olur.
Fakat önemle belirtmek gerekir ki bazı durumlarda istihkak davası açmak mantıklı bir yol olmayabilir. Zira istihkak davası, ancak davacının “mülkiyet hakkı sahibi olduğunu ispat etmesi” suretiyle kazanılabilecek bir dava olup, âmiyane bir tabirle “kazanılması emek isteyen” bir davadır. Bu nedenle, örneğin taşınır davasının açılması yolunun da açık olduğu durumlarda istihkak davası açmak, davacının üzerindeki ispat yükünü ağırlaştırmaktan başka bir anlama gelmeyebilir. Bu nedenle, istihkak davası açmayı düşünen davacının, mutlaka alanında uzman bir hukukçu ile birlikte hareket etmesi önerilir.

İrtifak Hakları Nedir? 08/09/2019 İstinat Duvarı Nedir? 08/09/2019