08 Eyl

İşçiye İmzalattırılacak İbranamenin Geçerlilik Koşulları

HUKUK, YÖNETMELİK

İŞÇİYE İMZALATTIRILACAK İBRANAMENİN GEÇERLİLİK KOŞULLARI

İş sözleşmesi, işçi ile işveren arasında kurulan ve her iki tarafa da belirli borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Uygulamada “iş akdi” ya da “hizmet sözleşmesi” olarak da bilinen bu sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir.
İş sözleşmesi, işçinin işverene bağlı olarak, onun emir ve talimatlarına uygun olması suretiyle bir “edim fiili” icra etmeyi borçlandığı; işverenin ise, işçiye karşı bir “hizmet bedeli” ödemeyi borçlandığı sözleşmedir. Kanunumuzda şu şekilde tanımlanmıştır: Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir.
Uygulamada, iş sözleşmelerinin birçok defasında usulüne uygun olarak sona ermediğine tanıklık edebiliyoruz. “İbraname” adıyla anılan sona erdirme biçiminin, sıklıkla kanunda düzenlenen şartlara aykırı olarak düzenlendiğini ve bu sebeple her iki tarafın da mağdur olabildiğini sıklıkla deneyimlemek mümkündür. Bu sebeple, iş sözleşmesinin sonunda imzalanan ve günlük hayatta “ibraname” olarak bilinen ibra sözleşmesini, aşağıdaki paragraflarımızın konusu haline getirmeyi uygun bulduk.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

İbra Sözleşmesi ya da İbraname Nedir?
İbraname, bir BORÇTAN KURTARMA işlemidir. Kanunda, “ibra” hakkında şöyle bir genel hüküm bulunmaktadır: “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.” Buradan anlaşılması gereken şudur ki İBRANAME, borçlunun borcunu ifa etmiş olduğunun ya da artık borcu kalmadığının bir göstergesidir.
İşveren, işçiyi işten çıkarırken, ya işçiye fark ettirmeden ya da farklı bir niyetle, bir “ibraname” imzalatmaktadır. Bu ibrada, işverenin işçiye olan bütün borçlarını ödediği, işçinin işverenden olan tüm yasal alacaklarını tahsil ettiği ve işçi ile işveren arasında hiçbir alacak-verecek münasebetinin kalmadığı gibi hususlar yazılıdır. İşçi, birçok defasında ya zorlanmak suretiyle ya da kandırılmak suretiyle bu belgeye imza atmakta ve işten öylece çıkarılmaktadır.
Eski kanunumuz döneminde, işçinin atmış olduğu bu imza, işçiye büyük sorunlar yaşatabilmekteydi. Şöyle ki bu imzanın varlığı halinde, işçinin artık işçilik alacaklarına yönelik bir alacak davası açması yolu tıkanmış oluyordu. Fakat 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’muzun 420/2’nci maddesi uyarınca, ibranamenin geçerli olabilmesi, işçiyi korumak maksadıyla aşağıdaki şartlara tabi kılınmıştır:
1) İbraname, iş sözleşmesinin sona erdiği (işçinin işten çıktığı) tarihten BİR AY SONRASINDA kurulmadıkça geçerlilik taşımaz.
2) İbranamede, ibra edileceği belirtilen TÜM BORÇLAR teker teker ve ayrıntılı olarak, açık ve seçik bir biçimde belirtilmedikçe ibra geçerli olmaz. Örneğin: “tüm borçlar ödenmiştir” gibi bir ifade açık bir ifade olmadığından, geçerlilik taşımayacaktır. Hangi borçların ibra edildiği ayrı ayrı, kalem kalem yazılı olmalıdır.
3) İbra edildiği söylenen ve ödenen tüm borçlar, BANKA ARACILIĞIYLA ödenmiş olmalıdır. Mümkünse, ibranameye makbuz da konmalıdır.
4) İbraname, YAZILI olmalıdır ve İŞÇİ İLE İŞVRENİN ISLAK İMZASINI taşımalıdır.

İş Sözleşmelerinde İşvere… 08/09/2019 İvazsız İntikal Nedir? 08/09/2019