07 Eyl

İnşaat Hukukunda Karşılaşılabilecek Sorumluluk Türleri Ve Özellikle Haksız Fiil Sorumluluğu

HUKUK, YÖNETMELİK

İNŞAAT HUKUKUNDA KARŞILAŞILABİLECEK SORUMLULUK TÜRLERİ VE ÖZELLİKLE HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU

Yazımıza başlarken önemle belirtmemiz gerekir ki kural olarak Türk hukuk sisteminde tazminat ödenmesi, ancak karşı tarafın bir HAKSIZ FİİL ile zarara uğratılmasının sonucu olarak, bu haksız fiilin sahibince gerçekleştirilir. Yani bir zarara kusuru ile sebep olan, meydana gelmiş olan zararı tazmin eder. Örneğin: Bir otomobilin boyasının çizilmesine neden olan kişi, otomobilin uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.
Fakat bazı durumlarda “KUSUR SORUMLULUĞU” dediğimiz bu ilke ihlale uğrar. Bunlar, kısaca “kusursuz sorumluluk halleri” olarak adlandırılmakla birlikte, ilgili kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre, zarara neden olan kişi bu zararı meydana getirmek bakımından hiçbir kusuru bulunmasa bile oluşan zararın tazmini bakımından etkin rol üstlenmek zorundadır. Bu esas, kanunda istisnai olarak kabul edilmiş bazı hallerde söz konusu olur. Fakat altını çizerek ifade etmemiz gerekir ki kusursuz sorumluluk istisna, kusur sorumluluğu ise esastır.
İnşaat Hukukunda Karşılaşılabilecek Sorumluluk Türleri Nelerdir?
İnşaat hukukunda, genel olarak şu iki tür sorumluluktan söz edilir: “Kusur sorumluluğu” ve “kusursuz sorumluluk”.
Kusur sorumluluğu, bir kimsenin bir başkasına HAKSIZ BİR FİİL ile zarar vermesi nedeniyle bu zararın giderilmesinden dolayı sahip olacağı mesuliyeti ifade eder. Buna haksız fiil sorumluluğu adını veriyoruz. Bir kimsenin, bir başkasının uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulabilmesi için şu dört unsurun aynı anda gerçekleşmesi lazımdır:
1- Ortada, “zarar verici” bir fiil bulunmalıdır
2- Zarar verici fiil ile, meydana gelen zarar arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmalıdır
3- Ortaya çıkan zarar, fiilin sahibinin kusuru ile meydana gelmelidir
4- Zarar verici fiilin sonucunda ortaya bir zarar tehlikesinin veya başka bir durumun çıkması yeterli değildir, ortaya bir “zarar” çıkmak zorundadır
Yukarıdaki dört unsurun tamamı, olayın meydana gelişinde mevcutsa, artık ortada bir haksız fiil sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk, sahibine meydana gelmiş olan zararı giderme borcu yükler.
İnşaat hukukundaki haksız fiil sorumluluğu halleri, karşımıza genellikle şu iki şekilde çıkar:
a) Ya inşa edilen binadan düşen veya sıçrayan inşaat molozları/parçaları başkalarına ya da başkalarının mal varlığı değerlerine zarar verir (Bu durumlar, aynı zamanda bir “kusursuz sorumluluk” türü oluşturan yapı malikinin sorumluluğunun da kapsamına girer)
b) Ya da iş güvenliği mevzuatına aykırı davranışlar ve alınması gereken önlemlerin alınmaması gibi ihmalkârlıklar sebebiyle işçilerin/başkalarının gördüğü bedensel/eşyasal zararlar
Yukarıdaki hallerden ilkini, bir başka yazımızda incelemiş olduğumuzdan, özellikle (b)’de belirttiğimiz halin üzerine eğileceğiz.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

İş ve sosyal güvenlik mevzuatı, özellikle işçilerin yaşam haklarını ve sair haklarını korumak maksadıyla, uygulamada “müteahhit” olarak anılan kişilere büyük sorumluluklar yükler. Aynı şekilde, inşaatın yürütülmesinden ve tamamlanmasından sorumlu teknik elemanlar da iş güvenliği mevzuatına uygun önlemleri almakla sorumludurlar.
Eğer, iş güvenliği önlemlerini almakla sorumlu olan kimse, bu önlemleri almazsa ve bu sebeple işçilerden biri ya da bir başkası bir zarar görürse, zarar görenler bu kişiler aleyhine MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI açabilirler. Bu dava, yukarıda koşullarını belirttiğimiz haksız fiil sorumluluğunun bir parçası olarak açılır. Eğer işveren, işçinin uğramış olduğu zarara neden olan fiil bakımından bütünüyle KUSURSUZ olduğunu ispatlarsa, işçiye maddi ve manevi tazminat ödemekten kurtulabilir. Fakat kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan yapı malikinin sorumluluğu bakımından böyle bir olanak yoktur, bununla karıştırmayınız.
Yukarıda yazılı olanların ışığında, işçilerin zarara uğramamaları bakımından gereken tüm önlemlerin alınması gerektiğini, aksi halde zarara uğrayan işçinin ve hatta, işçinin ölümü halinde geride kalan ailesinin maddi ve manevi tazminat istemlerini müteahhide ve sair kimselere karşı ileri sürebileceğini belirtebiliriz. O sebeple, yukarıda kısaca belirttiğimiz hukuki yaptırımlara maruz kalmamak için, gereken tüm önlemler işveren tarafından bizzat alınmalı ve daha sonradan sıkça kontrol edilmelidir.

İnşaat Hukukunda Eser Sözle… 07/09/2019 İnşaat Sözleşmelerinin Geç… 07/09/2019