06 Eyl

İbranamenin Esası Ve Uygulamadaki Pratik Değeri

HUKUK, YÖNETMELİK

İBRANAMENİN ESASI VE UYGULAMADAKİ PRATİK DEĞERİ

Yazımızın konusuyla ilgili bağlayıcı hükümler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde düzenlenmiş olup, İBRA işlemi mahiyeti itibariyle bir BORÇTAN KURTARMA işlemi olarak karşımıza çıkar.
6098 sayılı kanunda, bir borcun sona erme sebepleri sıralanırken, bunlardan biri olarak da İBRA sayılmıştır. İbra, bir borcu sona erdiren işlemlerden biridir. Konuyla ilgili olarak, adını andığımız kanunun 132. maddesinde, ibranın ne anlama geldiği düzenlenmiştir:
“Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.”
Yukarıda verilen açık hükümden de anlaşılacağı üzere, ibra demek, meşru ve mevcut bir borcun usulüne uygun olarak ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. O halde, bira sözleşmesi ya da ibraname, bir borcun sona ermiş olduğunun ispat edilmesi açısından da büyük bir değere sahip olmaktadır. Zira bir borcun alacaklısının imzasının bulunduğu bir ibra sözleşmesi, pekâlâ borcu ortadan kaldırmış olacağından, borçlu için artık borcun bulunmadığı noktasında bir ispat aracı olabilir. Fakat 132. madde detaylı bir şekilde irdelenirse fark edilecektir ki yasa koyucu ibra sözleşmesini yazılı olarak yapılmak zorunda olan bir sözleşme olarak görmemiş, taraflara bir şekil serbestisi tanımıştır. Yani bir ibra sözleşmesi aslında sözlü olarak dahi yapılabilir. Fakat sözlü bir ibrayı mahkeme önünde kanıtlamak pek çok defasında yazılı bir belgenin sağlayacağı emniyet nedeniyle daha zor olacağından, borcun ibrası hususunda mutlaka yazılı bir metin altına imza atılması önerilir. Çünkü ispat hukukumuz açısından bağlayıcı hüküm olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.200 uyarınca, 3610 TL üzerinde değere sahip olan uyuşmazlıklarda, hiçbir şekilde yazılı belge (senet) dışında bir ispat aracı kabul edilmez. Kaldı ki bu değerin altındaki uyuşmazlıklar için de senet delili paha biçilmez bir delildir. Dolayısıyla, ibranamelerin mutlak surette yazılı olarak yapılması önerilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Konuya inşaat hukuku açısından yaklaşılacak olursa; müteahhit ya da yüklenici, inşaat sözleşmesinden doğan inşaat borcunu tamamlayıp arsa sahiplerine teslim ettikten sonra, inşaat sözleşmesinden doğan inşa yükümlülüğünü GEREĞİ GİBİ yerine getirdiği ve bu hususta iş sahiplerine ya da arsa sahiplerine karşı bir borcu kalmadığına dair bir ibraname imzalatmalıdır. İbranamenin, arsa sahipleri ya da iş sahipleri tarafından imzalanması durumunda, müteahhidin artık borcu kalmadığı tescillenmiş olur. Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi ibra sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir zorunluluk olmasa dahi ispat kolaylığı ve emniyet açısından yazılı olarak yapılması ve hatta noterde yapılması önerilir.

Hukuki – Fiili Kamu… 06/09/2019 İnşaat Sözleşmele… 06/09/2019