07 Eyl

Geçici Hukuki Korumalar

HUKUK, YÖNETMELİK

GEÇİCİ HUKUKİ KORUMALAR: İHTİYATİ TEDBİR VE İHTİYATİ HACİZ

Hukuk sistemi, bazı davalarda (ve maalesef ülkemizdeki davaların genelinde) mahkemeden “kesin hükmün” alınmasına değin geçen zaman içerisinde son derece hantal bir şekilde işleyebilmektedir. Bu sebeple, söz konusu hantallık, istenmeyen durumların doğmasına, daha özelinde ise, bazı hak kayıplarının doğmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle, mahkemeden kesin hükmün alınmasına değin geçen zaman içerisinde, davacının herhangi bir hak kaybına uğramaması için, geçici koruma tedbirleri adıyla birtakım olanaklar ihdas edilmiştir ki bunlardan ilki “ihtiyati tedbir” dediğimiz yoldur.
Davanın açılması ile kesin hüküm arasında geçen zaman içinde dava konusunun çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir yahut da zorlaşabilir. İşte, ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla, ihtiyati tedbir kurumu ihdas edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 386’ncı maddesinde düzenlenmiştir: “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”
Hakim, ihtiyati tedbir kararı verirken, davacının haklılığına bir ÖN KABUL getirmiş olmakla birlikte, davacı için yaklaşık olarak bir haklılık payı görmelidir.
İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen dava konusunun bir TAŞINIR MALA İLİŞKİN OLMASI halinde, mal mahkeme kararıyla bir GÜVENİLİR KİŞİYE (yed-i emin) teslim edilir. Böylelikle mal, üçüncü kişilere devri ya da satışı konu olamaz hale gelir. İhtiyati tedbirin bir TAŞINMAZ MAL HAKKINDA olması durumunda ise, taşınmaz malın tapu kütüğüne ihtiyati tedbir şerhi konur. Bu şerh, malın herhangi bir şekilde üçüncü kişilere devrine engel oluşturur. Miras ile intikal, bu kurala istisna teşkil eder.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Ancak, tek geçici koruma tedbiri ihtiyati tedbir olmadığından, ihtiyati hacizin olanaklı olduğu durumlarda ihtiyati tedbir yoluna başvurulmaz. Şöyle ki para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici koruma ihtiyati hacizdir. Bu sebeple, para hususunda ihtiyati tedbir talebi ileri sürülmesi, talebin reddine yol açabilir. Bu durumlarda, ihtiyati haciz talebi ileri sürülmelidir. Örneğin, davacı taraf, para alacağını güvence altına almak için ihtiyati haciz istemek yerine ihtiyati tedbir istemişse yahut da uygulamada sıklıkla rastlanıldığı üzere ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz istemişse, mahkemenin bunu reddetmesi gerekir.

İfrazen Taksim Nedir? 07/09/2019 İksa Nedir? 07/09/2019