Bilindiği gibi, günlük yaşantıda icra ve iflas hukukunun uygulama alanının oldukça geniş olduğunu söylemek pekâlâ mümkündür. Bu alanlarda kullanılan terimlerden biri olan muhammen bedel de yazımızın konusunu oluşturmaktadır. Kelime anlamı olarak oranlanan, tahmin edilen anlamına gelen muhammen, çoklu satışlarda ya da icra yolu ile satışlarda da karşılığını bulmaktadır. Muhammen bedeli daha sağlıklı açıklamak için öncelikle icra ve iflas hukukundan bahsetmek gereklidir.

İcra ve iflas hukuku, ikili ya da daha çok taraflı bir hukuki ilişkide, borçlu tarafın alacaklıya olan borcunu ödemediği durumlarda, borcunu kamu gücü ile ödemek zorunda bırakıldığı ve buna olanak sağlayan hukuki dayanakların uygulandığı hukuk dalıdır. Borçlu, borcunu ödemesi konusunda öncelikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. ve devamı maddelerince temerrüde düşürülür. Temerrüt, tam anlamıyla gecikme anlamına gelir. Borçlunun temerrüde düşmesi durumunda alacaklı, temerrütten doğan haklarını kullanarak, borcun ifa edilmesini isteyebilir. Elbette, borcun ifa edilmesi tarihinden geriye düşüldüğü için, yani, borç geç ifa edileceği için bir temerrüt faizi de talep edilir. Borçlu, mahkemenin temerrüt kararına, borcun ifa edilmesi emrine ve temerrüt faizi ödenmesine ilişkin hükmüne rağmen yine de herhangi bir borç ödemesinde bulunmamışsa, artık devreye icra ve iflas hukuku girer.

Borcunu ödememiş olan kişi, Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir tacir sayılabilirse, iflas kurumu gündeme gelir. Eğer borcunu ödemekte acze düşen kişi bir tacir değil, olağan bir kimse ise, bu takdirde icra hukuku uygulanır. Bir kimsenin tacir sayılıp sayılmayacağı, kanundaki özel şartların varlığına göre saptanır. Buna göre, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa bağımsız olarak kendi adına işleten ve yıllık geliri 130.000 TL’nin üzerinde olan (2019 yılı için geçerli olan sayı budur) kişi tacir sıfatına sahip olup, iflasa tabi tutulabilir. İflas, kişinin sahip olduğu bütün malvarlığı değerlerinin, açık artırma ya da çoklu satış ile paraya çevrilebildiği hukuki yoldur.

Muhammen bedel kavramı da, işte burada devreye girer. İcra ve iflas kurumlarından birinin uygulama alanı bulması sonucunda yapılacak olan çoklu satışlarda veya açık artırma yolu ile satışlarda, satışın konusunu oluşturan taşınır, taşınmaz ya da bir herhangi bir hakkın, ortalama bir değeri vardır. Açık artırmaya katılmayı düşünenler, malın bu ortalama değerini görüp, buna göre katılım sağlarlar. Malın, bilirkişi tarafından saptanan ortalama değerine muhammen bedel denir.

Muhammen bedel, genel kanının aksine, açık artırmaya sunulabilecek en düşük tutardaki teklif miktarını oluşturmaz. Yalnızca, yetkili bilirkişi heyeti tarafından, malın ortalama değerinin saptanması anlamına gelir. Örneğin, muhammen bedeli 155.000 TL olarak hesaplanmış bir tarlanın satın alınması için, teklif verenlerden birinin teklifi 125.000 TL olabilir.