Bir taşınır ya da taşınmaz malın maliki olmak, o malın bütünleyici parçalarına da malik olmak anlamına gelir. Kural ve temel prensip budur. Bir taşınmazın mütemmim cüzleri başlıklı yazımızda da aslında bu temel prensibin üzerinde duracağız. Fakat bundan önce, bütünleyici parça kavramının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bölgesel töreye göre bir nesnenin temel ögesi olan, o nesne yok edilmedikçe veya parçalanmadıkça veya niteliği bozulmadıkça ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçalar, o nesnenin bütünleyici parçalarıdır.

Mülkiyet konusunda karşımıza çıkan iki kavram olan taşınmazın mütemmim cüzleri(bütünleyici parça) ve eklenti birbiri ile karıştırılabilmektedir.

Bütünleyici parça demek, asıl eşyadan bağımsız olarak bir varlığı bulunmayan, asıl eşyadan ayrıldığı zaman ekonomik ve mali bir anlam ifade etmeyecek olan parça demektir. Örneğin, motorlu bir vapur için, motor o vapurun bütünleyici parçasını oluşturur. Vapura malik olan, vapurun tüm bütünleyici parçalarına da sahip olur. Fakat motorlu vapurun varlığı ve anlamı için asli nitelikte olmayan parçalar, o şey için bütünleyici parça sayılmaz; eklenti sayılır. Eklentinin asıl fonksiyonu bağlı olduğu eşyayı korumak ya da o eşyanın kullanımını kolaylaştırmaktır. Eklentiler de aksi kararlaştırılana kadar asıl eşyanın mülkiyetine bağlıdır fakat taraflar bu eklentilerin mülkiyet devri durumunda devre dahil olmayacağını kararlaştırabilirler. Mesela, fabrikanın içindeki makineler, fabrikadan ayrılabilir durumdadır. Bu nedenle makineler, fabrika binası için bir bütünleyici parça arz etmez. Eklenti niteliğine sahiptir. Demektir ki fabrika binasının devrine ilişkin bir satış gerçekleştiğinde, taraflar kendi aralarındaki uzlaşmalarına göre, fabrikanın içindeki makinelerin devredilmeyeceğini ve devrin kapsamına dahil olmayacağını kararlaştırabilirler.

Bir taşınmaz söz konusu olduğunda da bütünleyici parça kabul edilecek şeyler, taşınmazın malikinin mülkiyet hakkına dahil olacaktır. Taşınmazın bütünleyici parçalarının neler olduğu, kanunda belirtilmiştir:

  • Arazi üzerindeki yapılar (inşaatlar, apartmanlar, mağazalar vs.)
  • Arazinin üzerindeki bitkiler ve ağaçlar
  • Arazi üzerindeki kaynak (buradaki kaynak kavramından anlaşılması gereken sadece su olmalıdır)
  • Arazinin üzerinde yetişen doğal ürünler

Önemle hatırlatalım ki taşınmazın mütemmim cüzleri, taşınmazın kendine özgü mülkiyetinin dışında ayrı bir mülkiyete sahip değildir. Taşınmaza malik olan, taşınmazın üzerindeki bütünleyici parçalara da sahip olur ve taraflar arasında bunun aksinin kararlaştırılması mümkün değildir. Örneğin bir arazi üzerinde bulunan limon ağacı ve dallarındaki limonlar o arazinin bütünleyici eşyası olduğundan satıştan ayrı düşünülemez.