BİNAMIZDAKİ DIŞ YÜZEY ÇATLAKLARI, BİZE NEYİN HABERCİSİDİR?

Binalarda oluşan dış yüzey çatlakları, bize bina hakkında çok ilginç fikirler verebilir. İlk önce dış yüzey çatlaklarının oluşma nedenlerini ve daha sonrasında neler yapılabileceğini açıklayalım.
Dış yüzey çatlaklarını oluşmasını sebep olan iki ana temelde inceleyebiliriz. Yapısal çatlaklar, yanlış projelendirme ya da projesiz yapılaşma sonucu ortaya çıkar. Yapısal olmayan çatlaklar ise çözümü daha kolay olan, uygulamadan kaynaklı oluşan çatlaklardır.

Yapısal çatlakların oluşmasında uygulamaların etkisi yok denecek kadar azdır. Yapısal çatlaklar zemin incelemelerinin iyi yapılmamış olması, yanlış kolon yerleştirilmesi, kirişlerin ve kolonların kaldırabileceğinden fazla yüke maruz bırakılması gibi sebeplerden oluşmaktadır. Ülkemizde çok nadir görülse de Alkali Silika Reaksiyonu da yapısal çatlaklara verilebilecek örnekler arasındadır. Alkali silika reaksiyonu çimentodaki alkalilerden türemiş alkali hidroksitler arasındaki reaksiyondur. Reaksiyon sonucu oluşan alkali silika jeli su alarak genleşir. Genleşen jel, yüzeyde kavlama, dökülme ve harita şekilli çatlaklara sebep olur ve hasar betonun kullanılmaz hale gelmesine kadar artabilir.
Yapısal olmayan çatlaklar ise daha çok sıva, mantolama ve boya hataları ile oluşan çatlaklardır. Bazı çatlaklar zemine kadar ilerlerken, bazıları yalnızca yüzeyde belli olabilir.

 

Daha önceden oluşmuş çatlaklar ve kabarıklaşmalar sonucunda oluşabileceği gibi bazı çatlamalar “çamur çatlağı” gibi gözükebilir. Çatlayan boyalar koruyucu özelliğini tamamen yitireceği için hemen onarılması gerekmektedir. İlk etapta kılcal gibi görülebilen çatlaklar daha sonra derinleşerek boyayı yüzeyden ayırır ve dökülmesiyle sonuçlanır.
Dış yüzeyde oluşan boya çatlaklarının birçok sebebi vardır. Bu sebepleri inorganik çinko silikat ya da su bazlı boyalar gibi yoğun pigmentli astarların uygulanması, çok kalın boya tabakası uygulanması, yüzeyin pürüzlü olması, düşük kaliteli boya kullanımı, köşe ve kenarlarda fazla kalın boya kullanılması, eski çatlakların onarılmaması, tamir boyası katlarının fazla yapılmış olması, uyumsuz astar-son kat boyası kullanımı, macunlarda bir önceki katın kurumasını beklemeden ek kat atılması, aşırı nem veya sıcaklık farkı, ömrünü doldurmuş ve aşırı sertleşmiş sentetik boyanın gevrekleşmesi olarak sıralayabiliriz.

Boyadan kaynaklı dış yüzey çatlaklarını gidermek için çeşitli önlemler alınabilir.
• Kalın boya uygulamasına izin vermemek adına, kat sayısına dikkat edilerek sprey tekniği uygulanabilir,
• Yüzey hazırlanırken kaba zımpara yerine özenle ince zımpara ile temizlenebilir,
• Kuruma süreleri her katman için kullanım talimatlarında yazan süreye göre uygulanabilir.

Dış yüzey çatlaklarını onarırken yapılması gereken ilk işlem kazıma yöntemi ile boyanın kaldırılması ve yüzeyin zımparalanması olacaktır. Kaliteli boyalar kullanılarak hazırlanan astar temizlenen yüzeye uygulanır. Astar kuruduktan sonra tekrar boyama yapılır. Boyama esnasında dikkat edilmesi gereken bir diğer detay, kaliteli ve kapatıcı özelliği yüksek boyaların tercih edilmesi olacaktır. Kapatıcı özelliği yüksek boyaların güzel yayılması ve alttaki katmanı örtmesi sayesinde kalın boya uygulanması eğiliminden kurtulmuş olacağız.

 

Betonda Çatlaklar

1. Oturma Çatlakları
Bu çatlaklar yeni dökülmüş, paspayı bırakılmamış, kürü uygulanmamış, gereğinden fazla su ile karılmış betonlarda, boşluklu betonarme elemanlarda, donatının fazla olduğu bölgelerde ve betonun uygun yerleştirilmediği durumlarda, üst yüzeye yakın donatıların hemen üzerinde oluşurlar. Taze betonda iri agrega dibe çökerken, su yüzeye çıkar. Çatlaklar donatının yerini belli eder. Betonun suyu arttıkça oturma artar. Beton iyi yerleştirilmez, sıkılanmaz, vibrasyon uygulanmazsa oturma yine artar. Dolayısıyla çatlama da artar. Bu çatlakları önlemenin yolu normalkıvamda (12 cm çökme) beton kullanıp, yüksek kıvamlı aşırı sulu betonlardan kaçınmak ve iyi vibrasyon yapmaktır.
2. Plastik Rötre
Bu tip çatlaklar özellikle sıcak, kuru, rüzgarlı günlerde dökümü yapılmış betonlarda görülen rasgele yayılmış çeşitli boylardaki çatlaklardır. Genelde çatlak genişliği 1 mm’den azdır ve yüzeyseldir. Derine gitmez, yapı güvenliği açısından sıkıntısı yoktur. Döşeme betonu dökülünce üst yüzeyindeki su buharlaşmaya başlar, betonu terk ederek havaya karışır, bu suyun yerine betonun bünyesindeki su yukarı, üst yüzeye gelir (kusulan su). Buharlaşma hızı, su kusma hızından(terleme) yüksekse betonun yüzeyi kurumaya, dolayısıyla büzülmeye ve çatlamaya başlar.

• Kimyasal beton katkılarının temel çalışma prensibi; çimentoların birbirinden uzaklaşmasını sağlamak, böylece çimentolar topaklanmaz ve homojen dağılım oluştururlar. Geçirim azalır.