İnşaat Hesabı

AİLE KONUTU VE HACİZ

 

AİLE KONUTU VE HACİZ

Bu konuda, akla “her malın haczedilip haczedilemeyeceği” sorusu gelir. İcra hukukumuz, her ne kadar alacaklının alacak hakkını korur ise de, alacaklının hakkının korunduğu kadar borçlunun da yaşam düzeni ve kişiliği korunmaktadır. Buna göre, borçlunun sırf borçlu olduğu için her malının haczedilerek satılması ve alacaklının alacağının karşılanması mümkün değildir. Borçlunun sadece “haczi caiz” malları haczedilebilir. Bunların arasında, temel yaşam düzeninin korunması bakımından gerekli her türlü eşya da vardır. Borçlunun, olağan yaşam düzenini koruması ve sürdürmesi için gerekli hiçbir eşyası haczedilemez. Mesela; buzdolabı, günümüz şartlarında olağan yaşam standartlarını sağlamak bakımından zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu sebeple, evde yalnızca bir adet buzdolabı varsa, bunun haczi mümkün değildir. Fakat, şunun da belirtilmesi gerekir ki, “buzdolabı haczedilemez” gibi kesin cümleler kurmak da pek sağlıklı değildir. Çünkü, neyin haczedileceğine haciz sırasında icra müdürü kendiliğinden karar verir ve buna yetkisi vardır. Eğer icra müdürü, haczetmemesi gereken bir eşyayı haczetmişse, icra hukuk mahkemesine şikayet edilebilir ve haczettiği eşya geri alınabilir. Bu durumda, devlet aleyhine tazminat davası açmak dahi mümkündür.
Bu durumda, aile konutunun haczedilip haczedilemeyeceği sorusuyla da karşılaşılır. Belirtelim ki, aile konutunun bir borcun ipoteği olarak gösterilmiş olması durumunda icra takibi ile paraya çevrilmesi mümkün olup, Yargıtay da bu yönde kararlar vermektedir. Fakat ev bir ipotek ile rehinli değil ise, BORÇLUYA AİT İSE ve BORÇLUNUN EKONOMİK DURUMUNA UYGUN bir ev ise haczedilemez. Mesela, son derece yoksul bir borçlunun villada ikamet etmesi durumunda, villanın haczi mümkündür. Çünkü villa, kanunun ifadesiyle, “borçlunun haline uygun” değildir. Villa haczedilir, satılır ve alacak miktarı bu paradan karşılandıktan sonra artan kısımlar borçluya iade edilir. Ancak, gerekli şartlar bulunmamasına rağmen evin haczedilmesi durumunda, BİZZAT BORÇLUNUN icra hukuk mahkemesine şikayette bulunarak haczi kaldırması gerekir.
Sonuç olarak, bir evin üzerinde sırf “aile konutu şerhi” var diye haczedilemeyeceği söylenemez. Aile konutu niteliğinde olan bir ev de pekala haczedilebilir. Fakat, borçluya ait ve borçlunun kullandığı bir ev, başkaca bir evi bulunmayan borçlunun temel yaşam düzeni tehlike altına girecekse haczedilemez. Örneğin, borçlunun birden fazla evi varsa, bunların yalnızca birine haciz konmaz; ötekilerine haciz konabilir.

Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim?