Jeoloji, Türkçe’ ye Fransızca géologies sözcüğünden gelmiştir. Geo anlamı yer, logies ise bilim anlamına gelir. Jeoloji, yer bilimi olarak bilinir. 

Jeolog ise dünyayı oluşturan süreçleri, yeryüzü unsurları ve katmanlarının nasıl meydana geldiğini bilen, yeryüzünü, yer kabuğunu inceleme görevi olan, yer altı kaynaklarının kullanımını bilen önemli meslek grubudur. Kısaca jeolog dünyayı, yeryüzünü, yer küreyi inceleyen bilim insanıdır.

Jeologlar tarafından alınan bilgiler inşaat, madencilik ve yakıt sondajı sahalarında kullanılabilir, nükleer silahların test edilmesi, arazi ıslahı gibi devlet kurumları için hizmet verebilirler.

Jeolog Görev ve Sorumlulukları Nedir?

Çalıştığı şirket bünyesine göre farklı görevler üstelenebilir:

  • Mineral, kaya, toprak kalıntılarının incelenmesi, 
  • Yer kabuğunun yapısını ve bileşimini belirlemek,
  • Petrol, maden, doğal gaz, yer altı su kaynaklarının tespitini yapmak,
  • Potansiyel doğal afet riskini belirlemek bunlara hafifletici önerilerde bulunmak,
  • Sondaj prosedür değerlendirmesi yapmak,
  • Fosil kalıntılarını incelenmesi, sınıflandırılması,
  • Saha incelemelerinde radar görüntüleri, jeolojik harita, hava fotoğraflarıyla değerlendirme yapmak,
  • Kaynak, arazi kullanımı ve yönetimi konusunda firmalara, kurumlara tavsiyede bulunmak belli başlı görevleridir.

Jeologda Aranan Nitelikler Nedir?

  • İyi bir jeolog olabilmek için mesleki bilgi ve birikime ihtiyaç vardır.
  • Jeoloji bilimine ilgili olmalıdır.
  • Jeolojik faktörlerle ilgili bilgili olmalıdır.
  • Madencilik, doğal kaynakları araştırma, inceleme, çevresel değerlendirme, arazi ıslahı ve geliştirme gibi alanlarda iş yapabilmeli, tecrübeli olmalıdır. 
  • Doğru analiz için fizik, biyoloji, kimya bilgisine sahip olmalıdır. 
  • Ofiste, sahada ve farklı çevre koşullarında iş tamamlayabilmelidir.
  • Etkili iletişime ve takım çalışmasına önem verip, uyumlu olmalıdır.
  • Bilgileri toplayıp raporlama yeteneğine sahip olması ve bu raporların ayrıntılı olup, önemli noktaları vurgulamasına özen göstermelidir.
  • Koşullara ve projelere bağlı olarak seyahat edebilmelidir.

Jeolog Olmak İçin Ne Yapmak Gerekir?

4 yıllık jeoloji mühendisliği bölümünden mezun olunması gereklidir.

Jeoloji Mühendisleri Hangi Sektörlerde İş Bulabilir?

Jeoloji mühendisleri aşağıdaki sektörlerde ve ilgili bakanlıklarında iş bulabilir, devlet sektöründe çalışmak için Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)’ na girip alacakları puan ile çalışma imkânı bulabilirler.

  • Maden Tetkik Arama (MTA)
  • Devlet Su İşleri (DSİ)
  • Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)
  • Türkiye Elektrik İşletmeleri
  • Hammadde Üretim Tesisleri
  • Enerji Şirketleri
  • Rafineriler
  • Karayolları

Jeoloji mühendislerinin çalıştığı ilk 5 sektör: 

  • %27,4 Hizmet 
  • %27,4 Yapı
  • %15,7 Maden ve Metal Sanayi
  • %6 Enerji
  • %1,6 Elektrik ve Elektronik 

Alınması Gereken Eğitimler / Sertifikalar 

TMMOB, Jeoloji Mühendisleri Odasınca belirlenen eğitimlere katılabilirler. Eğitimler sertifikalı ise alabilirler. Bu eğitimler: 

  • Ticari İha Pilotu ve Drone İle Haritalama Eğitimi
  • Madencilik Projelerinde Kalite Güvence Ve Kontrol (Qa/Qc) Uygulamaları Eğitimi
  • Yamaçlarda Ve Şevlerde 2 Ve 3 Boyutlu Kaya Düşme Analizleri Ve Kaya Düşmesi Önleme Yöntemleri
  • “Kent Jeolojisi Ve Çevre” Temalı Çevre Jeolojisi Eğitim Semineri
  • Zemin Sıvılaşması Analizi Ve Deprem Sonrası Oturma Yanal Yayılma Hesapları Eğitimi
  • Madencilikte Uygulamalı Finansal Modelleme Ve Analiz Eğitimi
  • Yeni Zemin Ve Temel Etütleri Uygulama Esasları Ve Rapor Formatı Eğitimi
  • “Süreksizlik Denetimli Şev Duraysızlıklarının Kinematik, Analitik ve Sayısal Çözümleme Teknikleri İle İncelenmesi” Eğitimi
  • Çevre Jeolojisi Ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (Çed) Eğitim Semineri
  • Derin Kazılar Ve Destekleme Yapılarının Tasarlanmasına Yönelik Zemin Etüd Planlanması

Ortalama Bir Jeolog Maaşı Ne Kadardır?

Türkiye’ de ortalama jeoloji mühendisi maaşı 5.230 TL’dir.

2021 verilerine göre kamu personeli olan jeoloji mühendislerinin maaşı:

YENİ BAŞLAYAN JEOLOJİ MÜHENDİSİN MAAŞI: 6.500-6.700 ₺

5 YILLIK JEOLOJİ MÜHENDİSİN MAAŞI: 6.600-6.800 ₺

10 YILLIK JEOLOJİ MÜHENDİSİN MAAŞI: 6.750-7.000 ₺

15 YILLIK JEOLOJİ MÜHENDİSİN MAAŞI: 6.900-7.100 ₺

20 YILLIK JEOLOJİ MÜHENDİSİN MAAŞI: 7.250-7.500 ₺

Özel sektörde işe başlayan jeoloji mühendisleri asgari ücret almaktadır. Bazı özel firma kuruluşları yüksek maaş ile başlatabilir ayrıca mühendislerin ek donanımıyla fiyat artabilir.

Hangi Üniversitelerde Jeoloji Bölümü Vardır, Üniversitede Alınan Dersler Nedir?

ÜNİVERSİTEFAKÜLTE
AKSARAY ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
ANKARA ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİMühendislik-Mimarlık Fakültesi
ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİMühendislik-Mimarlık Fakültesi
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİMühendislik-Mimarlık Fakültesi
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİMaden Fakültesi
İSTANBULÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
MERSİN ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ (İngilizce)Mühendislik Fakültesi
ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İngilizce)Mühendislik Fakültesi
PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
SELÇUK ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİMühendislik Fakültesi

Harita Çizimi, Mineraloji, Yapısal Jeoloji, Saha Jeolojisi, Stratigrafi, Jeokimya, Maden Yatakları, Kaya ve Zemin Mekaniği, Hidrojeoloji, Mühendislik Jeolojisi

Ünlü Jeologlar Kimlerdir?

İşte tarihteki ünlü jeologlar:

James Hutton

James Hutton

İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ da 1726 yılında doğmuştur. Hutton, 3 yaşında iken tüccar ve sayman olan babasını kaybetmiştir.  Çok genç yaşta iken ağabeyi ölen Hutton’ u, annesi büyütmüştür. Edinburg Lisesi’nde okumuş ardından Edinburg Üniversitesi’ne gönderilmiştir.  Kimya çalışmaları için doktor olmaya karar vermiştir. 1749′ da Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nden derecesini almadan tıp eğitimini Paris’te tamamlamıştır. Derecesini bitirince Londra’da tıp üzerine pratik yapmıştır. Arkadaşı James Davie ile Edinburgh’ da metal işleme, boyama ve ilaçlarda kullanılan amonyum klorürü üretmeye başlamışlardır. İyi kazanç elde eden Hutton 1750′ ler de babasının arazisine taşınıp, çiftçi olmuştur. Burada jeolojiyle ilgilenmeye başlamıştır.

Hutton Dünya’nın oluşumuyla ilgili teoriler oluşturmaya odaklanmıştır. Dünya’nın iç kısmının çok sıcak olduğunu varsaymış, düşüncelerini “The Theory of the Earth” kitabında yayınlamıştır. Hutton dini yaklaşımı benimsemiş jeologlardan eleştiri almış. O zaman ki jeologlar, ‘Dünya’nın nasıl var olduğuna dair teorinin büyük sel gibi bir felaketin sonucu olduğunu’ düşünüyormuş. Hutton aynı düşünmüyormuş ve İncil karşıtı açıklamalarıyla eleştiri almıştır. 1785’ de ulusal gazetelere Dünyamızı anlatan hikayesini sunmuştur. Çalışmalarından önce Dünya’ nın yaklaşık 6.000 yaşında olduğu, yaklaşık 1.000 yıl daha devam edeceği biliniyordu. Hutton ise Dünya’nın 6.000 yıldan çok büyük olduğunu söylemiştir. Hutton, 26 Mart 1797’ de Edinburgh’ da 70 yaşında ölmüştür.

Nicolas Steno

Nicolas Steno

11 Ocak 1638 – 25 Kasım 1686 tarihleri arasında yaşayan Steno, Kopenhang’ da bir kuyumcunun oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Bilinmeyen bir hastalıktan ötürü çocukluğu yalnız geçmiştir. Annesi başka biriyle evlenen Steno’ nun babası, 1644’ de vefat etmiştir. Üniversite eğitiminden sonra Hollanda, İtalya, Fransa, Almanya’da önde gelen bilim insanlarıyla temasta bulunmuştur. Bunlardan etkilenip bilimsel keşiflerinde gözlem gücünü cesurca kullanmıştır. Anatomi ve jeoloji dalında öncü Danimarkalı bilimci ve Katolik piskospostur. Kalp üzerine eğitim alan Steno, kalbin sıradan kas olduğunu söylemiştir. Hastanede anatomi uzmanı olan Steno kas sistemi, kas kasılmasının doğası üzerine çalışmalara odaklanmıştır. Nicolas Steno stratigrafi ve jeoloji biliminin tamamının babası olarak kabul edilir.

İki balıkçı büyük bir dişi köpek balığı yakalar incelenmesi için Steno’ ya getirilir. Kadavrayı dikkatle inceleyerek elde ettiği bulguları 1667 yılında yayınlar. Köpek balığı dişlerini ” konuşan taşlar” olarak adlandırdığını belirli taş nesnelerle şaşırtıcı derecede büyük benzerlikler taşıdığını fark etmiştir.  Steno nesnecilik kuramını kullanarak fosillerin şekil değiştirmeseler de sahip oldukları ilk kimyasal bileşimlerin zaman içinde değişebileceğini öne sürmüştür. Steno’ nun ilgisini çeken “katı nesne içindeki katı organ parçaları” değildi. Bugün tanımladığımız gibi mineraller, kristaller, kireç oluşumları, kabukları, kaya ve taş damarlar gibi tüm kaya katmanları ve tabakaları da ilgilendiriyordu. Steno, bu gibi jeolojik çalışmaları 1669’ da “De solido intra solidum naturaliter contento dissertationis prodromus” veya “Katı Bir Nesne İçinde Doğal Olarak Kaplanmış Bulunan Katı Bir Vücut Hakkındaki Teze Dair Bir Ön Söylem” isimli bir kitabında yayınlamıştır. 

Yine 1669’da  “Dissertationis prodromus” isimli eserinde stratigrafi biliminde beş ilkeden üçünü belirlemiştir. Bunlar:

Üst üste bulunma prensibi/süperpozisyon prensibi (principle of superposition): Ardışık taşkınlar önceki çökellerde toplanıp yeni çökel tabakalarını oluşturur. Bunlar çökel kayaç haline gelir.  Çökel kayaç tabakası diziliminde en yaşlı tabaka altta ve en genç tabaka üsttedir. Katmanların, içerdikleri fosillerin göreceli yaşlarının belirlenmesinde bu ilke temeldir.

 Orijinal yataylık prensibi (principle of original horizantality):  Sedimanın başlangıçta yatay tabakalar olarak depolandığını gözlemiştir. Buna göre çökel kayaç depolanma, katılaşma ve tabaka istifi sonrasında eğimlenmiş olmalıdır. 

Yanal devamlılık prensibi (principle of lateral continuity): Çökellerin depolanma havzasının kenarında sıkışana, incelene, sönümlenene kadar yanal olarak yayıldığını belirtir. Sedimanter birimler depolanmaya bağlı uzun mesafelerde devamlılıklarını korurlar.

 Steno’ nun, canlıların fosil kayıtlarında tabaka istifinin altındaki fosillerin, tabakanın üstündekilerden daha yaşlı olduğuna hüküm verdiği Landmark Teorisi mevcuttur. “Sabit Açılar Konumu Yasası” veya “Steno Yasası” olarak bilinen ilkesi kristal yüzlerinde mevcut olan açıların aynı kristal türlerinde aynı örnekler oluşturduğunu belirtmesiyle jeoloji biliminde bir atılım olmuştur. Sonraki çalışmalarda kristal yapısına dair kaynak teşkil etmiştir. Steno 25 Kasım 1686’ da 48 yaşında vefat etmiştir.

William Smith

William Smith

İngiliz jeolojisinin babası olarak bilinen William Smith 1769-1839 yılları arasında yaşamış, taşlarla uğraşanlara fosillerin önemini ilk defa gösteren kimsedir.
Smith , Oxfordshire’daki Churchill köyünde, bir köy demircisinin oğlu olarak doğmuş. Sekiz yaşında iken babasını kaybeden Smith ve kardeşleri, çiftçi amcası tarafından büyütülmüştür. Zeki ve gözlemci bir kişiliğe sahip olan Smith çok kitap okur, matematik ve çizimde yeteneklidir. Fosil toplamak gibi bir hobisi vardır. Fosil kullanarak formasyonları ve bunlara bağlı külteleri tayin etme düşüncesiyle büyük jeolojik sistemler ayırt edilmiş ve jeolojik zamanlar cetveli meydana getirilmiştir. Koleksiyonunda birçok Jurassic fosili bulunuyormuş. 1789’da araştırmacı olan Edward Webb’in asistanlığını yapmış, 1791’de Smith’in Bath’ın Güneybatısındaki Somersetshire kömür bölgesinde kurulmasına yardım etmiş. Somerset Kömür Kanalı’nın parçası olan Mearns Çukuru’nda çalışmış. Tabakalarda bulunan fosillerin, tabakaları tanımlamak için kullanılabileceğini fark etmiş. Smith, belirli katman düzenlemesinin İngiltere’nin birçok yerinde tekrarlandığını öğrenmiş. 1799’da Bath’ın ilk jeolojik haritasını çizmiş. Katıldığı Holkham “Sheepshearings” tarım fuarlarında stratigrafik bölümlerini, haritalarını sergilemiş. Norfolk ve Galler’deki büyük ıslah projelerini, Bath’taki kaplıcaların restorasyonunu ve çok sayıda kanal ve kömür ocağı projesini denetlemiştir.1815’te İngiltere, İskoçya, Galler’in ilk jeolojik haritasını yayınlamış. Kayayı tanımlamak için toprak, topografya ve bitki örtüsünü kullanmıştır. 1819 -1824 yıllarında ilçe haritaları dizisi izlemiştir. Borçlarından ötürü hapishanede kaldığı bilinen Smith, fosil koleksiyonunu Londra’daki British Museum’a satmaya zorlamıştır.
1831’de Londra Jeoloji Derneği’nden Wollaston Madalyası almış. Londra Jeoloji Cemiyeti’nin başkanı William Smith’e, cemiyetin verebileceği en yüksek şeref madalyasını vermiş, ona İngiliz jeolojisinin babası ismini takmıştır. 28 Ağustos 1839, Northampton, Birleşik Krallık’ta bilimsel bir toplantıya giderken vefat etmiştir.

 Georges Cuvier

Georges Cuvier

23 Ağustos 1769 – 13 Mayıs 1832 tarihleri arasında yaşamış Fransız bilim insanı ve devlet yöneticisidir.
1769’da Württemberg Dükalığı’na bağlı, Montbéliart kasabasında doğmuştur. Doğa bilimlerine ilgili olması sebebiyle burslu olarak Karlsschule’ye kaydedildi. Buradaki hocası sayesinde biyolojiye merak salmıştır. Cuvier, eğitmen olarak görevli olduğu 1788-1795 yılları arasında omurgasız deniz canlılarıyla ilgili yazılar yazmıştır. Uzun yıllar Paris Doğa Tarihi Müzesi’nde çalışmıştır. Karşılaştırmalı anatomi üzerine ilk eserini 1797’ de Tableau élémentaire de L’histoire Naturelle des Animaux adıyla yayınladı. Buna müzedeki çalışma notlarını da ekleyen Cuvier, Leçons d’anatomie comparée adlı eseri oluşturmuştur. Eserin konusu hayvanların anatomik fomları ve organlarının işlevselliğidir.
Aydınlanma Çağı’nda bilime katkı yapan Cuvier, canlılar üzerinde yok oluş kavramını dile getirmiştir. Filler üzerinde araştırmaları mevcuttur. Avrupa ve daha çok Sibirya’da bulunan mamut kalıntıları ile modern filler akraba sayılıyor hatta Afrika ve Asya fillerinin bile ayrı tür oldukları bilinmiyordu. Cuvier Paris Müzesi’ nde yürüttüğü projede Asya ve Afrika fillerinin anatomileri üzerinde incelemeler yapmış bunların farklı türler olduğunu keşfetmiş. Mamutların da fil olmadıklarını bulmuştu. Cuvier’ in fosil-katman eşleşmesine dayanan stratigrafik korelasyon düşüncesi de jeoloji ve dünyanın, jeolojik tarihi konusunda devrim niteliğinde olmuştur. Jeoloji bilimine katkısı olan Cuvier yok oluş kavramını bularak katastrofizmi (afet kuramı) tekrar gündeme getirmiştir. Doğal felaketleri de deniz seviyesi yükselmesi, karaların ani yükselmesi gibi jeolojik nedenlere bağlamıştır. Cuvier 1825’ de ‘ Discours Sur Les Révolutions De La Surface Du Globe’ adlı eserinde konuyu incelemiştir. Bilimsel çalışmalarına hiç ara vermeyen Cuvier, siyasi görevlerde de bulunmuştur. 1814’ de İç İşleri Bakanı Muavinliğine getirilmiştir.Canlıların gelişim çizgisinin düz bir çizgi olmadığını savunmuştur. O zaman ki sınıflandırma en basitten en gelişmişe düz bir çizgi şeklindedir. Cuvier bunu reddedip hayvanları dört grupta toplayarak (omurgalılar, yumuşakçalar, radyallar, artikulatlar) biyolojide dallara ayrılan sınıflandırmayı yapmıştır. 13 Mayıs 1832 tarihinde Fransa’da 62 yaşında iken vefat etmiştir.

 Alfred Lothar Wegener

Alfred Lothar Wegener

1 Kasım 1880 Berlin doğumludur. Alfred Wegener meteorolog ve yerbilimcidir. Meteoroloji, gök bilim, yer bilim alanında çalışmalar yapmıştır. Jeofizikle ilgilenmiştir. Klimatoloji, meteorolojiye ilgi duymuş. Meteoroloji bilimine çözümleriyle birkaç kez katkıda bulunmuştur. Hava dolaşımının izlenmesinde balonların kullanılması için çalışmalar yapmıştır.
Babası ilahiyatçı ve öğretmendir. Kardeşiyle doğa bilimlerine meraklı olan Wegener balon gezilerine katılmış ve meteorolojik gözlemler yapmış, atmosferin üst katmanlarını araştırmıştır. Kardeşi Kurt ile beraber 52 saat bir balonda havada kaldığı söylenmiştir.
1900-1904 yıllarında fizik, astronomi, meteoroloji okumuş, Berlin Üniversitesi’nden gökbilim dalında doktorasını almış. 1909-1910’da “Atmosferin Termodinamiği” kitabını yazmış. Kitapta Grönland seferinin sonuçlarını kullanmıştır. 1912-1913’ te yine Grönland seferine katılmış meteorolojik araştırmalarda bulunmuştur. İki kıtanın ayrı yönlerde sürüklenerek arada yeni bir okyanus tabanı oluştuğunu hesaplamış ve kıtaların zamanla yükseldiğini düşünmüştür. Kıta kayması teorisini ortaya koymuştur. 1915’ te Kıtaların ve Okyanusların Kökeni adlı eserini yayınlamıştır. Kuzey Kutbu’nun araştırılmasında katkıları olmuştur. Grönland’ a 1929′ da üçüncü kez gidip buzul kalınlıklarını sabit istasyonlar kurarak ölçüp, yayınlamıştır. 1930’da dördüncü kez gittiği Grönland araştırma gezisinde kalp yetmezliği sebebiyle ölmüştür.

Charles Lyell

Charles Lyell

 14 Kasım 1797′ de İskoçya’da emlakçı zengin bir ailede en büyük çocuk olarak doğmuştur. Babası, Dante’ nin çevirmeni, akademisyeni olarak bilinen bir botanikçidir. 19 yaşındayken matematik ve jeoloji okumak için Oxford’a gitmiştir. Seyahatlerinde jeolojik gözlemler yapmıştır.  1819’da Klasik Sanatlar Lisansı ile mezun olup 1821’de Master of Art almıştır. Daha sonra Londra’ya taşınıp hukuk okumuş, Oxford’daki öğrencilik yıllarını bitirip avukatlık stajını yapmıştır. 1822’de ilk makalesi olan  “Son zamanlarda Forfarshire’da tatlı su kireçtaşının oluşumu üzerine” yi yayınlamıştır. 1827’de avukatlık bürosunu kapatıp yalnızca jeolojiyle ilgilenmeye başlamıştır. James Hutton’ un teorilerile ilgilenmiştir. Jeolojik süreçlerin doğal olaylardan kaynaklandığını kanıtlamaya başlamıştır. O zamana kadar, Dünya’nın oluşumu ve süreçleri Tanrı’ya ya da başka bir yüksek varlığa atfediliyormuş. Lyell bunların yavaş gerçekleştiğini öne süren ilk kişilerden biriydi ve Dünya’nın birkaç bin yıldan ziyade son derece eski olduğunu söylemiştir. En çok araştırdığı dal stratigrafi olmuştur. Dünya’nın küresel bir şekli olduğuna hatta ovuk bir top gibi olduğu sanılırdı. Bunu kimse ispatlamamıştı, Charles Lyell bu sorulara ilk olarak bilimsel metodlarla cevap bulmuştur.  Lyell ana kaya türlerinin uzak geçmişteki gibi, günümüzde halen oluşmaya devam ettiğini çünkü yerkürenin kararlı bir dinamik dengede olduğunu ileri sürmüş. 1828’de Güney Fransa´da araştırmalarını yaparken “strata” nın midye kabukların dağıtımıyla sınıflandırılabildiğini bulmuş. Bu fikir ile tersiyer periodu üç sınıfa ayırmıştır: Pliyosen, miyosen ve eosen çağı. 1831’de King’s College London’da profesörlüğüne atanmıştır. 1830 ve 1833’ te  Principles of Geology (Jeolojinin İlkeleri) adlı en önemli çalışması basılmıştır. Kitap önemli bilgi ve ayrıntılı açıklamalar içeriyormuş. Darwin kitaptan çok etkilenip kendisininde yerbilim kitabı yazabileceğini düşünmüştür. Darwin’ i Türlerin Kökeni’ ni yazmaya teşvik etmiştir. Lyell 22 Şubat 1875’ te vefat etmiştir.

Türkiye’deki ünlü jeologlar:

Prof. Dr. Celal Şengör

Prof. Dr. Celal Şengör

Türkiye’ de bilinen en ünlü jeolog Profesör Celal Şengör’dür. 24 Mart 1955, İstanbul doğumludur.1982’de State University of New York at Albany’ den doktor unvanı aldı. 1984‘de Londra Jeoloji Cemiyeti’nin Başkanlık Ödülü’nü, 1986’da TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalı’nda doçent oldu. 1988’de Neuchâtel Üniversitesi Fen Fakültesi’nden şeref bilim doktoru (Docteur ès sciences honoris causa) rütbesi aldı. Academia Europaea’ya 1990’da kabul edilmiş, cemiyetin ilk Türk üyesi olmuştur. Avusturya Jeoloji Servisi muhabir üyesi, 1991 yılında ise Avusturya Jeoloji Derneği şeref üyesi olmuş. 1991’de Kültür Bakanlığı’nın “Bilgi Çağı Ödülü” nü kazanmış.

Prof. Dr. Celal Şengör ileri seviyede Fransızca, İngilizce, Almanca bildiğini; İtalyanca, Felemenkçe, Portekizce, İspanyolca ve Osmanlı Türkçesini okuyabildiğini de söylüyor.

Aykut Barla

Aykut Barla

16 Aralık 1951’ de İstanbul’ da doğdu. 1967-1970 yıllarıda Vefa Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde lisans ve master derecelerini aldı. Bristol Üniversitesi’nde Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda doktora çalışmasını tamamladı. TÜBİTAK ve M.I.T. (ABD), Fransa, Japonya, Birleşik Krallık’ta bulunan birçok araştırma kurumlarında görev yaptı. Yayınları arasında 1997 yılında dünyaca ünlü Jeolog Rose Stein ile yaptığı ve 17 Ağustos 1999 İzmit depremi için 2 yıl öncesinden olasılık belirttiği çalışma en çok ses getirenlerden biri olmuştur. 1997 yılında göreve başladığı İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde çalışmış olan Barka, arkasında onlarca değerli makale ve yetişmiş yerbilimci bıraktı. Beynindeki damar tıkanıklığı nedeniyle 1 Şubat 2002’ de vefat etti.

Prof. Dr. Ahmet Feyzi Bingöl

Prof. Dr. Ahmet Feyzi Bingöl

1952, Elazığ doğumludur. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji Bölümü’nde lisans eğitiminden sonra Strasbourg Louis Pasteur Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora yaptı.1978 yılında Fırat Üniversitesi’nde jeoloji bölümünde göreve başlayan Bingöl, 1981-1988 yılları arasında yardımcı doçent, 1988-1994 yılları arasında doçent, 1994 yılında ise profesör oldu. Meslek hayatında Teknik Eğitim ve Mühendislik Fakülteleri dekanlığı, Fen Bilimleri Enstitüsü müdürlüğü görevini de yapan Bingöl, 2000-2004 yılları arasında Fırat Üniversitesi Rektörlüğü görevini yaptı. UNESCO Türkiye Yer Bilimleri İhtisas Komisyonu üyeliğini sürdürmektedir.

Prof. Dr. İhsan Ketin

Prof. Dr. İhsan Ketin

1914’ te Kayseri’ de doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini Kayseri’de tamamladı. Türkiye’ de “Jeolojinin Babası” diye anılan jeoloji profesörüdür. 1948 yılında Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın gerçek yapısını ortaya koymasıyla tanınmaktadır. Berlin Üniversitesi’nde jeoloji eğitimi almış. Ünlü jeolog Hans Cloos’ un yanında çalışmalarına devam eden Ketin, 1938 yılında doktora tezini tamamladı ve Türkiye’ye döndü. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji Enstitüsü’nde yardımcı doçent doktor olarak göreve başladı, ülkenin doktora yapmış ilk jeologuydu. Depremlerle ilgili çalışmalar yapan Ketin, yurdun çeşitli bölgelerinde sayısız deprem araştırdı. “Kuzey Anadolu Fay Hattı” nın varlığını kanıtladığı bu makale, özellikle eğitim gördüğü Almanya’da çok büyük ilgi gördü. Ketin’ e, jeoloji konusunda üst düzey bir ödül sayılan ‘‘Gustav Steinmann Madalyası’’ verildi. Bedia Hanım’ la evlenen Ketin’in 3 oğlu olmuş bunlardan ikisi vefat etmiştir. Yaşayan oğlu ise inşaat mühendisi olup ABD’ ye yerleştiği biliniyor.16 Aralık 1995’ te 81 yaşında vefat etti.
Ödülleri:

  • Onur Üyeliği 1993 Türkiye Bilimler Akademisi,
  • Hamit Nafiz Pamir Hizmet Ödülü 1981 Türkiye Jeoloji Kurumu,
  • Bilim Ödülü 1981 TÜBİTAK,
  • Onur Üyeliği 1984 Londra Jeoloji Topluluğu, İngiltere,
  • Gustav – Steinmann Madalyası 1988 Almanya,
  • Fahri Doktora 1988 Bonn Üniversitesi, Almanya,
  • Onur Üyeliği 1988 Amerikan Jeoloji Topluluğu, ABD,
  • Onur Üyeliği 1990 Bulgaristan.

Eserleri:

  • Genel Jeoloji- Yerbilimlerine Giriş

Ayrıca Türkiye’de Naci Görür, Hamit Nafiz Pamir, Nuray Önoğlu, Rusçuklu Ali Fethi Efendi, Yalçın Granit bilinen ünlü jeologlardır.

Jeolog İle İlgili Çokça Sorulan Sorular Nelerdir?

Jeoloji bölümü Türkiye ve dünyadaki farkı nedir?

Türkiye’de bölüm adı jeoloji mühendisliğidir yukarıda belirtilen görevleri yapar. Yurt dışında Doğa Bilimleri veya Evren Bilimleri Fakülteleri’nde eğitim alınır.  Doğayı “tanımlama ve yorumlama” yeteneği, doğayı “dönüştürme” becerisini kazandırmak amaçlanır, bilgi sahibi olunur.

Jeoloji mühendisliği üniversite yerleşim durumu nedir?     

2018-2019 öğretim yılı için YÖK tarafından Üniversitelerin Jeoloji Mühendisliği Bölümleri için “20 üniversitede 22 bölüme toplam 582 kontenjan açılmıştır. 31.08.2018 tarihinde açıklanan Yükseköğretim Kurumu Sınavı yerleştirme sonuçlarına göre, üniversitelerin Jeoloji, Hidrojeoloji ve Yer Bilimleri Mühendisliği bölümlerine yerleşen öğrenci sayısı toplamı 318 kişi olmuştur. Belirlenen kontenjanın 264’ü, yani %45`i boşta kalmıştır.                              

Jeoloji bölümü sayısal mı?   

Jeoloji mühendisliği olarak geçen ve sayısal puan türüne göre öğrenci kabul eden bir bölümdür fakat okuyanlar alınan bazı derslerde ezber yeteneğinin iyi olması gerektiğini söylüyor.

Jeoloji mühendisliğini İngilizce okumak zor mu?                              

Alınan derslerde terimsel ifadeler var, İngilizce yüzdesi önemli yani % 100 İngilizce ise ve İngilizce alt yapınız yoksa zorlanma ihtimaliniz var. Bunun için hazırlık okumak gerekir. Ama akademik açıdan yararınıza olacaktır.

Jeoloji mühendisliği okuyanlara en çok ne soruluyor?

Genel olarak hangi iş dalıyla ilgilendiği çevre tarafından bilinmiyor, okuyanlara ise en çok gelen sorulardan biri depremin ne zaman olacağıymış.

Jeoloji mühendisliği için kaç puan gereklidir ve okuması kolay bir bölüm mü?

Üniversiteden üniversiteye göre değişir fakat birçok mühendisliğe göre puanı daha düşük olduğu söyleniyor, okuyanlar dersleri baz alarak zor olduğunu söylüyor, tabi çalışmanıza bağlı.