04 Eki

Gayrimenkul Piyasasının Ekonomik Verilerini İnceleyelim

FİNANS, GAYRİMENKUL

Gayrimenkul Piyasasının Ekonomik Verilerini İnceleyelim

Bu yazımızda gayrimenkul piyasası ile ilgili olarak, yeni nesil sektör içerisindeki düşüncelerle yaklaşımları incelemek istedik. Malumunuz, ülkemizde özellikle son 4 senedir gayrimenkul piyasasında yaşanan gelişmeler, üst düzey konutlar ile ilgili talepleri de artırmaya devam eder nitelikler taşıyor. Bu durum da ülkemizdeki gayrimenkul sektörünün gelişimini ve talep dengesini bizlere gösteriyor. Geçtiğimiz senenin tamamını ele alacak olur isek, 2017 senesi gayrimenkul sektörü açısından oldukça önemli bir yükselişe sahip oldu. En azından 2015 ile 2016 senesine oranla daha iyi bir görüntü oluşturduğunu dile getirebiliyoruz. Kurlardaki artışlar, enflasyonların geri dönüşümü ve yüksek faiz oranlarının sürekli artıyor olması, dünya çapında gelişmelere dair temel riskleri de karşımıza çıkartmış durumda. Gayrimenkul piyasası olarak sürekli yeni gündemler belirlenirken, son yıllarda gözler faiz artışlarına dönmüş durumda. Peki ama 2017 sonu itibariyle durumlar nasıl ilerledi? Türkiye inşaat sektörü son durumlar nedir? Gelin hepsine detaylı olarak göz atalım.

Türkiye Gayrimenkul Piyasasındaki Gelişmeler

Yaşanan gelişmeler, bizlere veri bazında seçenek sağlıyor. Global ekonomi seçeneklerinin toparlanması, ticaret hacmini artırıyor. Önümüzdeki 30 sene içerisinde yaşanacak durumlar göz önüne alınıyor ve gayrimenkul piyasalarına büyük ölçüde alanlar yarattığı belirleniyor. 2017 senesinde 1.3 milyon adet konut satışı gerçekleşmiş ve bunun da yaklaşık 20.000 adeti yabancılar için bir satış oluşturmuş durumda. Kredili satışların büyük bir önem kazandığı 2017 ve 2018 tarihleri, güncel konut faizlerinin büyük olması nedeniyle, piyasaları yavaşlatmaya başlıyor. Bu seviyede iken uzmanların yorumları da haliyle beklenir derecede. Genellikle konut faizleri yüksek olduğu için, gayrimenkul piyasalarının büyümesi çok zor diyebiliriz. En büyük denge de takipteki kredi sayısı. Takipte olan krediler %1 dengesinin altında olduğu için, sektörde bir balon olmadığını söyleyebiliriz. Alım ve satış gücü arasındaki makasın sürekli artması, satışları düşürüyor. Bu da eldeki inşaat stokunu yükseltiyor. Konutların büyük çoğunluğunun yatırım olarak satın alınması, beklentileri biraz daha düşürüyor. Lakin oturmak için tercih edilecek konutlardaki yüksek beklenti, satışları da etkilemeye başladı diyebiliriz.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Genel Özete Göre

Konut sektöründe alım gücü ve satış fiyatı büyük bir makasa sahip ve bu da insanların alışverişini etkileyen bir durum oluyor. Bununla birlikte, ticari olarak seçilen gayrimenkullerde, karşımıza fonksiyonel değişimler çıkıyor. Bu da bir nevi değişim ve gelişimin önünü açıyor. Gayrimenkul sektöründe doğrudan değil ama sermaye piyasasından dolayı yatırım yapanlar artışta görünüyor. Bu durum bizim için sektörel olarak yeni bir kâr payının işaretini sunuyor. BES fonlarının da sektöre yatırım yapması, dolaylı yatırımların önünü açıyor diyebiliriz. Gayrimenkul sektöründe yaşanan gelecek beklentisi, dünyada ve ülkemizdeki politik gelişmeler ile doğru orantılı oluyor. Ekonomik, sosyal ve teknolojik etkenler ile birlikte ön plana çıkarılan bütün çalışmalar, dinamik bir bakış açısı ihtiyacı sunuyor bizler için. Bu da yeni bir yönetim anlayışı ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Z kuşağının beklentileri ön plana çıkarıldığı zaman, özellikle akıllı şehirler ve akıllı yapıların gündemde kalması büyük bir artı olarak görülüyor. Verimle enerji yapıları, yenilenebilir enerjinin ve özellikle teknolojik alt yapıların, gayrimenkul sektöründe de kullanılması talep ediliyor. Yeni nesil beklentilerde de gayrimenkul sektöründeki alt yapı yatırımları büyük önem arz ediyor. Her alanda teknolojinin kullanıldığı bir bakış açısı, gayrimenkul piyasasının son yıllardaki en büyük talebi olmuş durumda diyebiliriz.

BU YAZILARIMIZDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

FİNANSAL KALDIRAÇ … 04/10/2018 Gün Geçtikçe Beton… 04/10/2018