25 Eyl

Türk Hukukunda Alacağın Devri Sözleşmeleri Ve İnşaat Hukuku İle Yakından İlgisi

HUKUK, YÖNETMELİK

Türk Hukukunda Alacağın Devri Sözleşmeleri Ve İnşaat Hukuku İle Yakından İlgisi

Türk hukukunda, alacak hakkının nasıl devredildiğini, diğer bir deyişle, alacağın nasıl ve ne şekilde temlik edilebileceğini incelemeden önce “alacak hakkı” kavramını yakından incelemek gerekir. Alacak hakkı, hukukumuzdaki en temel ve en korunaklı haklardan biridir. Bu hak, sahibine üçüncü bir kişiden bir şeyi YAPMASINI, YAPMAMASINI ya da VERMESİNİ isteme yetkisi verir. Bu yetki, hukuki merciler önünde dile getirilmeye müsait bir yetki olup, hukukça da korunur. Alacak hakkı, birden çok kaynaktan doğabileceği gibi tek bir kaynaktan da doğabilir. Fakat bir alacak hakkının nereden doğacağı sınırlı sayıda sayılmıştır. Aşağıda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun sistematiğine göre, bir alacak hakkının nasıl doğabileceğini sıraladık, bunlardan birinin dışında bir alacak hakkı doğması mümkün değildir:
1) Alacak hakkı, tarafların arasında akdedilmiş bir sözleşmeden doğabilir.
2) Alacak hakkı, kanunda “sebepsiz zenginleşme” olarak düzenlenen nedenden ötürü, iade borcunun alacaklısı olunması sebebiyle doğabilir.
3) Alacak hakkı, haksız bir fiile maruz kalarak zarara uğramış kişi için, bu haksız fiilden dolayı doğabilir.
4) Yahut da kanunda özel bir hüküm mevcut olabilir, bu hüküm bir kimse lehine bir alacak hakkı doğurabilir. Mesela velayet altındaki çocuklara bakma yükümlülüğü velilerdedir. O halde, velayet altındaki çocuklar, velilerine karşı bir alacak hakkı içerisindedirler ve bu hakları herhangi bir sözleşmeden yahut da başka bir hukuki işten kaynaklanmayıp doğrudan doğruya kanunun velayete ilişkin hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Alacak hakkı her ne sebeple doğmuş olursa olsun, alacaklı sahip olduğu bu alacak hakkını NİTELİĞİNE UYGUN DÜŞTÜĞÜ ÖLÇÜDE bir başkasına devredebilir. Üstelik bu devir işleminin geçerliliği, ne borçlunun ne de bir başkasının rıza göstermesine bağlıdır. Alacaklı, alacak hakkını dilediği gibi devredebilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Alacak hakkının devri, borçlunun onayına bağlı değildir. Alacaklı bu işlemi tek başına yapar. Fakat alacak hakkının devrinin geçerli olabilmesi, bu devir işleminin taraflar arasında kurulmuş YAZILI bir sözleşme metninin bulunmasına ve bunun imzalanmış olmasına bağlıdır.
Yukarıda yazılı hususları inşaat hukukundaki uygulaması bakımından değerlendirecek olursak, inşaat sözleşmelerinin en sık rastlaşılan biçimi olan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde alacağın devri hususuna sıklıkla rastlamak mümkündür. Müteahhit, henüz binanın inşasını tamamlamadan, binanın tamamlanmasıyla kendisine ait hale gelecek olan daireleri üçüncü kişilere devir taahhüdü altına girmektedir. Bunu yapmasının amacı, sermaye bulmaktır. Örneğin: Bir doğalgaz şirketine, yapının doğalgaz borularının ve gerekli tesisatın yapılmasının karşılığında, işin sonunda kendisine ait hale gelecek bazı daireleri devir taahhüdüne girmektedir. Bu işlemler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, ALACAĞIN DEVRİ hükümlerine tabidir. Zira, müteahhit aslında, arsa sahiplerinden istemeye hak sahibi olduğu “inşaat bitince daireleri kendi mülkiyetine geçirme” hakkını, bir başkasına devretmektedir. Bu da, alacağın devri hükümlerine tabidir.

Karz Sözleşmesi Ned… 25/09/2019 Türk Hukukunda Borcu… 25/09/2019