Bir hukuki işlemin, ticari sayılıp sayılmadığı, 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 3, 4 ve 19. Maddelerinde hüküm altına alınmış maddelerin yorumlanması ile anlaşılır. Bunlardan yapılan çıkarımlara ve konan prensiplere göre işin ticari iş sayılıp sayılmadığına ilişkin bir saptama yapılabilir. Fakat bu saptamanın nasıl yapılacağı, yapıldıktan sonraki sonuçların ya da ticari satış sözleşmeleri konusuna değinmeden önce, bir işin ticari sayılması ne anlama gelir, bunu açıklamak daha sağlıklı olacaktır.

Bir işin ticari olması, adi(olağan) iş sayılmadığı ve birtakım özel hukuki durumlara tabi olacağı anlamına gelir. Örneğin, adi iş sayılan hukuki işlemler ve bu işlemlerden doğan uyuşmazlıklar, kuşku götürmez biçimde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun hükümlerine tabi olacaktır. Yani bu nedenle, sözü edilen uyuşmazlıklar ya yetkili asliye hukuk mahkemesinde ya da özel bir hüküm varsa tüketici mahkemesinde görülecektir. Fakat işin ticari olması, doğan uyuşmazlıkların ya asliye ticaret mahkemesinde, ya asliye hukuk mahkemesinde ya da sair özel mahkemelerde görüleceği anlamına gelir. Ayrıca işin ticari olması, tacir sayılan kimselerin yararlanabileceği ya da katlanması gerektiği özel hükümlerin gündeme gelmesi sonucunu doğuracağından, ilgili işlemin tabiri caizse kimyası değişir. O nedenle, bir satışın ticari bir iş mi, yoksa adi bir iş mi olduğunun tespiti son derece büyük önem arz etmektedir.

Aşağıda sıraladığımız Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen işler ticari iş sayılmaktadır:

  • Sigorta işleri, taşıma işleri, haksız rekabet, kambiyo senetlerinden doğan işler vb.
  • Ticari işletmeyi ilgilendiren işler
  • Tacirin işleri (Burada gerçek kişi ve tüzel kişi olarak ayrılan tacir işlerinde, tüzel kişi tacirin, doğası gereği, yaptığı her iş kural olarak ticari iştir. Gerçek kişi tacirin yaptığı işlerde ise işin ticari olup olmadığını belirlemek için iki ölçüte bakılır: tacirin beyanı ya da halin icabına bakılır)

Yukarıdaki maddelere inşaat sektörü ile ilgili bir örnek vermek gerekirse; taşınmaz satışını yapan satıcı, bir anonim ya da limited şirketi ise ya da kanunen tacir sayılması mümkün bir kişi ise, yapılan satış işlemi bir ticari iştir. İşin ticari olması, taraflara, şartlarının doğması durumunda olağan yasal faiz yerine avans faizi isteme hakkı sağlar. Avans faizinin oranını, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her sene günceller. 2019 yılı için saptanan avans faizi oranı, %19,5’tur. Avans faizi, ödenmesi gereken bir bedelin ödenmemesi yahut geç ödenmesi durumunda gündeme gelen bir faiz türü olup, yalnızca ticari iş sayılan işlerle ilgili uyuşmazlıklarda talep edilebilir.

Yine kanuna göre, taraflardan yalnız biri için ticari sayılması mümkün bir hukuki işlem, diğer taraf için de ticari iş sayılır. Örneğin, bir banka ile işlem yapmakta olan bir öğretmen, her ne kadar tacir sıfatına sahip olmasa da, banka bir anonim şirketi olduğu için tacir sayılır. Bu nedenle, taraflardan biri için ticari sayılan iş, diğeri için de ticari sayılacağı için, banka ile yapılan her işlem, öğretmen için de ticari sayılır.

Bunu, inşaat hukukundaki uygulaması bakımından değerlendirecek olursak, inşaat şirketleri tacir sayılmaktadır. İnşaat şirketleri ile girilen her türlü hukuki işlemde karşı taraf tacir sıfatına sahip olmasa bile ticari sayılır. Uzman bir hukukçunun danışmanlığında hareket etmek gerekmekle birlikte, genellikle bu tür ticari işlerden doğan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemelerinde görülmektedir.