16 Eyl

Müteahhidin İnşaatı Geç Tamamlaması Durumunda İşsahibinin Sahip Olacağı Seçimlik Haklar-Iı

HUKUK, YÖNETMELİK

MÜTEAHHİDİN İNŞAATI GEÇ TAMAMLAMASI DURUMUNDA İŞSAHİBİNİN SAHİP OLACAĞI SEÇİMLİK HAKLAR-II

İşsahibinin Sahip Olacağı Seçimlik Haklar
İnşaat sözleşmelerinde iki taraf vardır. Bunlardan biri müteahhit ya da kanundaki tanımıyla YÜKLENİCİ, diğer taraf ise iş sahibidir. İş sahibi ifadesinden maksat, uygulamada genellikle “arsa sahibi” olmaktadır. İnşaat sözleşmelerinde her iki taraf da üzerinde birtakım yükümlülükler bulundurur. Müteahhit, yapıyı ZAMANINDA ve GEREĞİ GİBİ tamamlamak ile borçlu iken, arsa sahipleri ya da iş sahipleri ise müteahhide gereken arsa paylarını devretmekle yahut da (aralarındaki anlaşma gerektiriyorsa) para vermekle borçludurlar. Taraflardan biri, üzerine düşen bu borçları ifa etmekte geç kalırlarsa, hukukta TEMERRÜT adını verdiğimiz durum gündeme gelir. Temerrüt, Arapça’dan dilimize geçmiş bir sözcük olup, gecikme anlamına gelmektedir. Borcunu yerine getirmekte geciken taraf, temerrüde düşmüş olur. Temerrüde düşen taraftan, alacaklının birtakım alacak hakları doğacaktır. Yazımızın konusu, inşaat sözleşmelerinde müteahhitlerin temerrüde düşmeleri durumunda iş sahiplerinin sahip olacağı haklar olduğundan, arsa sahiplerinin/iş sahiplerinin düşecekleri temerrüdü bu yazıda ele almayacağız.
Belirtelim ki inşaat sözleşmelerinde, 6098 sayılı kanunda hüküm altına alınmış olağan temerrüt hükümlerinden farklı bir durum vardır. Olağan koşullarda, özel bir hüküm bulunmadıkça, temerrüt durumunda uygulanacak kurallar ve hükümler bellidir. Bu hükümler, TBK’nin 117 ve devamındaki maddelerdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesi, normal sözleşmeler bakımından doğacak borçların geç ifa edilmesi durumlarında uygulanacak olan 125. maddeden daha farklı bir hüküm düzenlemiştir. Farkı anlamak için, 473. madde ve 125. madde verilmiştir:
MADDE 473: Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.
Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, iş sahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.
MADDE 125: Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşmeden dönme halinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Yukarıda yazılı olanlardan çıkarılacak sonuç şudur: İnşaat sözleşmelerinde müteahhidin TAM OLARAK temerrüde düşeceği tarihin beklenmesine gerek yoktur. Temerrüde, sözleşmede inşaatın bitirileceği tarih geçmekle düşülür. Fakat, inşaat sözleşmelerine özgü bir olanak getirilmiş ve bu tarihin beklenmesi zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Mesela, müteahhidin inşaatı 06.08.2019 tarihinde tamamlaması gerektiği kararlaştırılmışsa, müteahhidin işe geç başlaması ya da yetiştiremeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda temerrütten doğan hakların kullanılması için 06.08.2019 tarihinin beklenmesine gerek yoktur. İş sahibi ya da arsa sahipleri, temerrütten doğan haklarını bu tarihten önce de kullanabilirler. Peki, iş sahiplerinin ya da arsa sahiplerinin temerrütten doğan hakları dediğimiz haklar nelerdir? Bunları, sade bir şekilde, aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
1) Alacaklı (arsa sahipleri), SÖZLEŞMEDEN DÖNEBİLİR. Bu takdirde, şartları oluşmuşsa bir menfi zarar tazminatı da talep edebilir.
2) Alacaklı, müteahhidin sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyebilir. Yani, inşaatın tamamlanmasını isteyebilir. Hukukta bu isteme, “aynen ifa” adını veriyoruz. Aynen ifa talep edilecekse, aynen ifanın yanı sıra bir gecikme tazminatı da talep edilebilir.
3) Alacaklı, müteahhidin sözleşmeden doğan inşaatı tamamlama yükümlülüğünün yerine getirilmesini istemekten vazgeçer ve sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan müspet zararının tazminini ister. Örneğin: A ile B arasındaki inşaat sözleşmesi uyarınca, B’nin inşaatı 06.08.2019 tarihinde tamamlaması gerekmektedir, fakat B işi o denli ağırdan almaktadır ki inşaatın belirlenen tarihe kadar yetiştirilmesi olanak dışı bir durumdur. A, temerrütten doğan haklarını 06.08.2019 tarihi henüz gelmeden de kullanabileceğinden, artık inşaatın tamamlanmasını istemekten vazgeçerek, müteahhitten müspet zararının tazmini niyetine, bir miktar tazminat parası isteyerek inşaat sözleşmesini nihayete erdirebilir.

Müteahhidin İnşaat… 16/09/2019 Müteahhidin İnşaat… 16/09/2019