05 Eyl

Mirasçılık Nedir?

HUKUK, NEDİR, YÖNETMELİK

ATANMIŞ (İRADÎ YA DA MANSUP) MİRASÇILIK NEDİR?

Miras, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda bireylere tanınmış en temel haklardan biridir. Anayasa’nın 35’inci maddesine göre, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” Buna göre; bir kişi ölürse, bu kişinin yasal (zorunlu olarak mirasçı olan kişiler yasal mirasçı olarak adlandırılır.) ya da mansup (mirasbırakanın seçmiş olduğu) mirasçıları tereke adını verdiğimiz, miras bırakanın geride bıraktığı malvarlığı değerlerini beraber paylaşırlar.
Bu durumda, ölen kişiye miras bırakan (muris), bölüşülecek olan malvarlığı değerine tereke, ve malvarlığı değerinin bölüşümünün yapılacağı ardıl kişilere ise mirasçı denir. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesine göre, “mirasçıların tümü, murisin ölümüyle terekeyi bir bütün olarak kanun gereğince” edinirler. Bu arada, miras bırakanın borçlarından da sorumludurlar.
Yukarıda sözünü ettiğimiz “mansup mirasçı” olarak bilinen mirasçılar, atanmış ya da iradi mirasçılar olarak güncel hukukumuzda yerini almıştır. Miras bırakan, kendi iradesine dayalı olarak mirasçı atayabilmekte olduğundan, “mansup mirasçılık” kavramı da bu haktan doğmuş bir kavram olarak karşımıza çıkar. Aşağıda, bu konuyu detaylıca inceleyeceğiz:
Yasal Mirasçılar ve İradi/Atanmış Mirasçılar
Yukarıda kısaca bahsettiğimiz üzere mirasçılar, kendi aralarında iki kısımda incelenmektedir: Yasal mirasçılar ve atanmış/iradi/mansup mirasçılar.
A) Yasal Mirasçılar: Yasal mirasçı, miras bırakan doğrudan seçişiyle olmasa bile, “mirasçı” sıfatıyla terekede hak sahibi olan, bu hakkı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ndan edinmiş olan kişilerdir.
B) İradi Mirasçılar: Bunlar, murisin kendi bireysel seçimlerine göre belirleyeceği seçimlik kişilerdir. Bu kişiler, gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler de olabilir. Ancak muris, bir yasal mirasçısı bulunmasına rağmen mirasının tamamını bir iradi mirasçıya bırakamaz. Çünkü yasal mirasçıların, almalarının önüne geçilemeyecek bir malvarlığı değeri oranı vardır ki, buna “saklı pay” adını veriyoruz. Yani, muris istese de istemese de yasal mirasçılara bir pay bırakmak zorundadır. Yasal mirasçı, reddi miras davası açarak saklı payını istemediğini açıklarsa, terekenin tümü atanmış/mansup mirasçıya kalabilir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Eşin Mirastan Alacağı Pay ve “Mahfuz Hisse (Saklı Pay)”
Sağ kalan eş varsa, bu eş de en önemli mirasçılardan biridir.
1) Sağ kalan eş, mirası miras bırakanın altsoyu ile bölüşüyorsa, terekenin ¼’ünü;
2) Sağ kalan eş, mirası üstsoyu ile bölüşüyorsa terekenin yarısını;
3) Sağ kalan eş, miras bırakanın büyük ana-babasıyla bölüşüyorsa terekenin ¾’ünü, kendinden başka mirasçı yoksa terekenin tamamını edinir.
Saklı pay oranları ise, aşağıdaki şekildedir:
Altsoylar (oğullar ve kızlar ile cinsiyet ayırmaksızın tüm torunlar “altsoy” kavramına dâhil edilir), yasal olarak kendi paylarına düşen kısmın en az yarısını; üstsoylar kanunen kendi paylarına düşen kısmın en az ¼’ünü; sağ kalan eş ise kanunen kendi payına düşen kısmın tamamını saklı pay olarak elinde bulundurur.

Asansör Sayısı Neye Göre De… 05/09/2019 Autocad Bak Dosyası Nedir? 05/09/2019