11 Eyl

Maddi Tazminatın Kapsamı – I

HUKUK, YÖNETMELİK

İNŞAAT İŞLERİNDEN DOĞAN ZARARLAR BAKIMINDAN DOĞACAK MADDİ TAZMİNATIN KAPSAMI – I

Türk hukukundaki sorumluluk esası “kusur sorumluluğu”dur. Buna göre, bir zarara kusuru ile sebebiyet veren kişi, neden olduğu zararı gidermek için gereken tazminatı ödemelidir. Aşağıda, bir haksız fiil ya da diğer adıyla kusur sorumluluğu durumunda ödenmesi muhtemel tazminatlar ve bununla ilgili detaylar incelenmiştir:

Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere, ödenecek maddi tazminat ya “eşyalara gelen zararlar” nedeniyle ödenir, ya da “bedensel zararlar” durumunda ödenir. Yazımızda, özellikle “bedensel zarar” mefhumu ile ilgileneceğimiz için, eşyaya gelen zararlar bakımından ödenecek maddi tazminata kısaca değinmekle yetineceğiz.
Zarar, zarar görenin bir eşyasına (otomobil, bina, antika vazo vs. gibi ekonomik değer ifade eden her nesne eşya sayılır) gelmişse, bu zarar eşyayı yok etmiş olabileceği gibi, yalnızca hasar vermiş olabilir. Zarar veren, eşyanın yok olmasına sebep olmuşsa, ya eşyayı “aynen tazmin” esasına göre zarar görene teslim eder (Örneğin: arabanın yok olmasına sebep olmuşsa, yok olan/kullanılamaz hale gelen arabanın aynısını satın alarak zarar görene teslim eder) ya da nakden tazmin esasına göre eşyanın zarar görmüş olduğu malvarlığı değeri bakımından PARASAL olarak tazminini yapar (Örneğin: otomobilin zarar verici fiilin bir sonucu olarak 5.000 TL zarara uğradığı düşünülecek olursa, bu para ödenerek tazmin edilebilir.).
Yukarıdaki paragrafta, eşyaya gelen zararı kısaca inceledik. İncelememizin asıl konusunu ise, bedene gelen zararlar oluşturmaktadır ki bunu aşağıda inceleyeceğiz.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

İnsana Gelen Zararlar: Ölüm veya Yaralanma
Konuya inşaat hukuku ve inşaat işlerinin perspektifinden bakılacak olursa, inşaat işlerinin görülmesi sırasında ya da bu tür işlerin görülmesinin bir sonucu olarak bedensel zararlar sıklıkla gündeme gelmektedir, denilebilir. Örneğin: İnşaat faaliyetleri esnasında hayatını kaybeden pek çok inşaat işçisi olabildiği gibi, inşaat faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında yaşanan aksilikler yahut da ihmalkârlıklar sebebiyle inşaat ile hiçbir ilgisi bulunmayan kimselerin muhtelif zararlara uğradığı da görülebilmektedir.
Konuya tam anlamıyla bir giriş yapmadan evvel, bağlayıcı kanun hükmünü verelim:
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.”
“Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.”
Yukarıda verdiğimiz yasal hükümlerin ışığında şunlar söylenebilir: Bedensel zararlar bakımından, zarar görenin uğradığı zarar ölümüne sebep olabileceği gibi, yaralanmasına da sebep olmuş olabilir. Her iki durumda da, mağdurun talep edebileceği tazminat türleri ve kapsamı birbirinden farklılık arz etmektedir. Üç bölümlük yazı dizimizin ilkini oluşturan bu yazıdan hemen sonraki yazımızda, ölüm durumunda, ölen işçinin yahut da inşaat ile herhangi bir ilgisi bulunmamasına rağmen inşaat sebebiyle ölmüş üçüncü bir kişinin talep edilebilecek olan maddi tazminatın kapsamını irdeleyeceğiz.

Kullanım Ödüncü S… 10/09/2019 Maddi Tazminatın Kap… 11/09/2019