23 Eki

Bina İnşa Edilirken Deprem İçin Nasıl Önlemler Alınıyor?

ŞANTİYE

Bina İnşa Edilirken Deprem İçin Nasıl Önlemler Alınıyor?

Ülkemizin büyük çoğunluğu deprem tehdidi altında bulunuyor. Bu potansiyel tehdide karşı önceden alınması gereken birçok tedbir var.
Yapıların tasarımı ve inşası sırasında yaşam alanlarının konforlu olması için gerekenler kadar dayanıklı olması ilkesi de önemlidir. Bir yapının gereken dayanıklılıkta tasarlanmamış ya da inşa edilmemiş olması her zaman deprem yüzünden maksimum hasara uğrama riskini de beraberinde getirir. Bu sebeple gerek mimarlar ve mühendisler gerek de diğer disiplinlerin uzmanları ile birlikte gelişen teknolojiye dayalı olarak deprem için tedbirler alınmaktadır.

Yapısal Tasarımda Depreme Dayanıklılığı Sağlayan Faktörler

Binanın inşası için nitelikli malzeme ve kaliteli bir mühendislikten önce mimari tasarımdaki dayanıklılık faktörlerinin üzerinde durulması gerekir. Yapıların depreme dayanıklı olarak inşa edilmesi için öncelikle mimari projenin buna uygun olarak çizilmesi gerekir. En doğrusu, mimari ve statik projenin beraber tasarlanıp çizilmesidir.

İNŞAAT HESABINI ÜCRETSİZ OLARAK DENEMEK İSTER MİSİNİZ?

Depreme karşı alınacak önlemlerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;

Yapının sık oluşan hafif ölçekteki depremlere karşı elastik özellik göstermesi baz alınır. Orta şiddette gerçekleşen depremler için ise elastik limitine dayanması hedeflenir. Bu iki durumda da yapısal ya da yapısal olmayan hasarın meydana gelmemesi amaçlanır. Yüksek şiddette depremlerde ise yapının plastik davranması, bu şekilde de binanın en azından tümünün yıkılmaması hedeflenir.

Yapıların düzensiz formda olmamasına dikkat edilir. Düzenli formda bir yapılaşma depreme karşı dayanıklılığı artırır.

Kolonların bir aks içine(hizalı) yerleştirilmesine, düzensiz olmamasına özen gösterilir. Düzensiz bir kolon yerleşimi binanın depreme olan dayanıklılığını azaltır.

Aks içine yerleştirilen kolonların hem yatay hem de dikey düzlemde aynı dayanıklılığı gösterecek şekilde ölçülendirilmesi gerekir. Örneğin; 70×80 cm’den oluşan kolonlar bir aks yüzeyinde 70 cm üzerinden, diğerinde ise 80 cm üzerinden dayanıklılık gösterecektir.

Kolonların arasındaki mesafenin eşit olması avantajdır. Bunun yanı sıra cephelere dik olarak yerleştirildiğinde dayanıklılığı artırır.

Yatay düzlemde, yani her katta kolonların devamlılığının sağlanması gerekir. Bir kat içinde yer alan kolon sayıları her katta eşit olmalı ve yapının temelinden çatısına kadar dikey devamlılığı da sürdürülmelidir.

Zemin kat rijitliğinin üst katlardaki rijitlikten az olması sebebiyle ortaya çıkan yumuşak zemin oluşumundan kaçınılır.

Yapı temelinin değişik seviyede ve değişik türlerde olmamasına, bina temelinin hemzemin üzerine kurulmasına dikkat edilir. Yani yapının yarısı kayaya yarısı toprağa oturmamalı

Kolonların her zaman için kirişlerden daha güçlü olması dayanıklılık için şarttır.

Mühendisler inşaat başlamadan önce zeminin sismik aktivitesini değerlendirir. Zeminin tahmini olarak 50 yıl içindeki hareketlerinin çıkarılabildiği raporlar uyarınca mimar ve mühendisler yapıların gerekliliğini daha sıkı standartlarla koruma altına alır.

Yapının inşasında nitelikli, kaliteli ve yeteri kadar malzemenin kullanılması gerekir. Adapazarı – Gölcük depremlerinden hatırlanacağı üzere binaların yıkılmasının ardından enkazlardantoplanan örnekler malzemenin ne kadar yetersiz olduğunu göstermişti.

Bunlar dışında depreme dayanıklı yapı tasarımı için uyulması gereken başka pek çok kural daha bulunur. Tüm bunlara dayalı olarak bina yapımında etken olan konuların uzmanlarıyla da ortak bir çalışma yürütülmesi gerekir. Bu sayede depreme dayanıklı yapıların giderek yaygınlaşması mümkün olur.

BU YAZILARIMIZDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yeşil Bina Nedir? 23/10/2018 Epoksi Uygulamasında… 23/10/2018